Kazakistan güzelliğinin ikinci yüzü -2-

A -
A +

Yeni Türk Cumhuriyetleri arasında, yüz ölçümü bakımından en büyük olanı Kazakistan: (2 milyon 715 bin km2) Görüldüğü gibi Kazakistan, Türkiye'den üç buçuk misli daha büyük bir coğrafya üzerinde. Nüfusu ise sadece 17 milyon. Kazaklar, 1846 yılında Rus Çarlığının hakimiyeti altına düştüler ve tam 144 yıl, bir sömürge devleti olarak yaşadılar. 144 yıllık o esaretten sonra, Komünist sistemin dağılması üzerine bağımsızlıklarını ilan ettiler (16 Aralık 1999). Türkiye Cumhuriyeti, Kazakistan'ın bağımsızlığını, yarım saat içinde kabul etti. Bu davranış, elbette alkışlanacak ve Türkiye-Kazakistan kardeşliğinde hiç unutulmayacaktır. Ancak, Türkiye-Kazakistan münasebetlerinin sadece siyasi alanda kalması yani kültür dünyalarımızın yüzüstü bırakılması da hiç affedilemeyecek bir büyük hata olarak yüzümüzü kızartacaktır. Hem Çarlık Rusya'sı, hem de Sosyalist Rusya, Türkiye-Türkistan münasebetlerinin sıfır noktasına inmesi için çok büyük bir gayret içerisinde oldular. Biz de, devlet olarak bütün Türk dünyasına karşı maalesef çok kayıtsız kaldık. Onlarla, siyasi ve iktisadi alanlarda bir ilgimiz olmadı. Karşılıklı olarak kültür dünyamızın zenginliklerine de çok uzak yaşadık. Siyasi ve iktisadi münasebetlerden çok daha önemli olan kültür beraberliğimizin doğuracağı büyük faydaları ilk defa kavrayan Fethullah Gülen oldu. Fethullah Gülen ekibinin şimdi Kazakistan'da 30 okulu bir de Süleyman Demirel Üniversitesi var. Her okulda 200-250 öğrenci okuyor. İlk özel okul 1992 yılında açıldı. Bu okullardan her yıl bin öğrenci mezun oluyor. 20 yılda mezun olan öğrenci sayısı 20 bindir. Kazakistan'da ilk kurulan üniversitelerden biri Süleyman Demirel Üniversitesi. Onu da Fethullah Gülen ekibi kurmuş. Gittim ve o üniversiteyi gezdim. Mimarisiyle, iç ve dış güzelliğiyle pırıl pırıl bir üniversite. Okulların ve üniversitenin giderlerini, Türkiye'den Kazakistan'a giderek yerleşen oralarda iş-güç sahibi olan, iyi para kazanan bizim iş adamlarımız karşılıyorlar. Bana göre, onların hizmetleri Türkiye'yi bize vatan yapan şehitlerimizin-gâzilerimizin hizmetleri kadar büyük ve unutulmaz olacaktır. Süleyman Demirel Üniversitesi, 1560 mezun vermiş. Gülen ekibinin açmış olduğu okullardan mezun olanlar 4 dil biliyorlar: Türkçe-İngilizce-Rusça ve Kazak Türkçesi! O çocukların yakın bir gelecekte Türkiye-Kazakistan münasebetlerinde nasıl çok büyük, çok faydalı hizmetlerde bulunacaklarını yaşayanlar göreceklerdir. Kazakistan'a Kazakistan Yazarlar Birliğinin davetlisi olarak gittik. Heyetimizde 4 kişi vardı: Harun Tokak Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı: İbrahim Ulvi Yavuz, Yol Biyolok Avrasya Genel Sekreteri İsmail Taş ve ben. Kazakistan Yazarlar Birliği 1994 yılında kurulmuş. 750 üyesi var. Dünden bugüne Kazakistan Edebiyatından yüzlerce eser basılmış. Bu eserler arasında bir milyon-bir buçuk milyon adet basılanlar bile olmuş. Fakat aziz devletimiz bugüne kadar bu eserlerden bir tekini bile Türkiye Türkçesiyle bastırmamış. Bu kayıtsızlığın bir tek istisnası var: Prof Dr. Turan Yazgan, Kazak Yazar Olcay Süleyman'ın (A zi A) isimli eserini Türkiye Türkçesine kazandırdı. İkinci örnek ise Fethullah Gülen ekibinden HARUN TOKAK, Kazakistan Yazarlar Birliği Başkanı şair NURLAN ORAZALİ'nin şiirlerini YANIK YÜREK ismiyle Türkiye Türkçesiyle bastırdı. Kazakistan Yazarlar Birliği de HARUN TOKAK'ın o çok zarif o çok güzel, o çok önemli: ÖNDEN CİDEN ATLILAR isimli kitabını Kazak Türkçesiyle yayımladı. Bu kadar mı? diyeceksiniz. Elbette bu kadar değil. Bu çok hayırlı adımın elbette devamı gelecektir. Görelim Mevlam neyler?..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.