19 Mayıs'ın hatırlattıkları

A -
A +

Hüzünlü bir 19 Mayıs geçirdik. Şehitlerimizin acısı kalbimize düşmüştü. Çıkmak üzere bulunduğumuzu ümid ettiğimiz çok büyük politik-ekonomik krizin darbeleri altında idik. Gelecek yıl 19 Mayıs'ın 83. yılını daha iyi bir Türkiye'de kutlayacağımızın güveni içindeyiz. Milletimize itimadımız sonsuzdur. 9. Ordu-yı Hümâyûn müfettişi sıfatıyle Mustafa Kemal Paşa, 82 yıl önce, böylesine eksiksiz bir güven içinde Anadolu'ya ayak bastı. İstanbul'dan ayrıldığı gün, Yunan'ın İzmir'i işgal ettiği gündür. Dünya, tarihinin en büyük savaşından çıkmıştı. Osmanlı Türkiyesi, yenilen tarafta kalmıştı. İmparatorluğumuzun taht şehri İstanbul henüz işgal edilmemişti. Ama 4 yıl önce çeyrek milyon insanımızı yitirerek savunduğumuz Çanakkale Boğazı'ndan âlây-ı vâlâ ile geçen düşman donanması İstanbul Boğazı'nın Marmara ağzında demir atmış, toplarını Dolmabahçe Sarayı'na çevirmişti. Vatan işgal altında idi. İmzaladığımız Mondros Mütarekesine göre silâhlı kuvvetlerimizi terhis ediyor, silâhlarını toplayıp depolara kaldırıyorduk. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'dan ayrılırken konuştuğu akademiden hocası, 4 yıl önce dünya tarihinin en kudretli armadasını 18 Mart'ta Çanakkale sularına gömerek püskürten Org. Cevad Paşa'ya, bir şeyler yapacağını söylemişti. Samsun'a ayak bastığı an, neler yapabileceğini tasarlıyordu. Bu derecede patetik bir ortamdan çekip çıkardığımız Türkiye Cumhuriyeti'ni, dedelerimizin fedakârlıklarının onda birini içtenlikle göze alabilirsek, bugünki krizden kurtarırız. Ama uğradığımız felâketin bütün sebeplerini değerlendirmeliyiz. 15 milyonla kurduğumuz, bugün 65 milyonluk bu devleti, bir daha asla böylesine bir sıkıntıya sokmamalıyız. Mutlaka bir şeyler yapmalıyız. Sebepler açıktır. Ve çareler bellidir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.