Bu gidişle Türkiye-Ermenistan sınırı kapalı kalacak. Ermeniler, denize çıkamayacak. Biz Türkler'den gasp ettikleri Gökçe Göl'le yetinecek. 20 yılda 1 milyon Ermeni, Ermenistan'dan göçtü. Bir milyon daha, sınırın açılması ümidiyle bekliyor. Onlar da yolcu... Sıra, İstanbul'da kaçak işçi olarak çalışan 80.000 Ermeni'ye gelecek. Onlara da yolculuk görünecek. Maalesef diyorum. Zira İstanbullu'yum. Cihan şehrimizde Ermeni görmek bizim için tabiidir. 1915 olayları hakkındaki bilgileri, birkaç Ermeni kitabına göz atmaktan ibaret Batılı politikacılarla aramız açılacak. Tavrımız sertleşecek. O ülkeler de zarar görecek. İsveç'te, hükûmetlerine rağmen, İsveç dışişleri bakanını bizim dışişleri bakanımız kadar üzen bir karar çıktı. Gene 1 oy farkı ile. İsveç, tarih boyunca asla savaşmadığımız, çok nadir bir Avrupa ülkesi. 18. asırda Rusya'ya karşı epey destek verdik. En ünlü büyük asker kralları 12. Carl'ı tam 6 yıl Türkiye'de öylesine misafir ettik ki, "Demirbaş (Türkiye'nin demirbaşı)" uvanıyla tarihe geçti. Asrın sonunda malî yardımda da bulunduk. Bugün İsveç, azılı Türk düşmanlarını barındırmakla beraber, epey Türk'ün de yaşadığı refah devletidir. Ama parlamentosu, Ermeniler'in yanında Pontus Rumları'nı, Süryânîler'i, Yezîdîler'i de öldürdüğümüzü kayda geçirdi. Evvelki yıl Almanya meclisinin Ermeni iddialarını kabûlü, daha acayipti. Zira Doğu Anadolu'da beldelerini basıp sayısız Kürt ailesini her türlü işkenceyle öldüren Ermeniler'i, aile fertlerini biribirinden ayırmadan o coğrafyadan alıp, cepheden uzak güney eyaletlerimize (Irak, Suriye, Lübnan) sürmüştük. Bu Tehcîr (zorunlu göç), müttefikimiz Berlin genel kurmayının tavsiye ve telkini ile gerçekleşti. 34 yaşındaki toy başkomutanımız Enver Paşa'yı bu hususta, Sarıkamış taarruzuna da ikna eden, paşamızın Osmanlı genel kurmay başkanı yaptığı Bronsart Von Schellendorf Paşa, yönlendirdi. Dâmad Enver Paşa da, İttihat ve Terakki Partisi lideri dâhiliye nâzırı (içişleri bakanı) arkadaşı Talat Bey'i ikna etti. Yolda Ermeni kafilelerini, aileleri Ermeni çetelerince işkencelerle öldürülen eski Kürt Hamîdiye milis alayları süvarileri sık sık basıp vurdular. 1915'te olup bitenlerden Los Angeles'te başkonsolosumuzu durup dururken bir Ermeni'nin tabanca ile öldürmesine kadar haberdar değildik. Biz Türkler bilmiyorduk, bugün Batılılar nasıl bilsin?