1915 Tehcîri

A -
A +

Fransa Senatosu Anayasa Komisyonu, Ermeni soykırımını inkâr edenlerin cezalandırılmaları tasarısını reddetti. Böyle bir yasanın, anayasaya aykırı olduğu için, değil kabulü, gündeme bile alınmaması kararını verdi. Anayasaya bir kaç maddeden aykırılığı belirtildi. Böyle bir konunun yargılanmasının zorluğu vurgulandı. Bu karar komisyondan oy birliği ile çıktı. 1915 olaylarının tarihçilerin alanı olduğu, incelenmesinin sürdüğü, parlamentoda incelemeye kalkışmanın meşru sayılmayacağı yazıldı. Fransa tarihinde senato, anayasa komisyonunun reddettiği hiç bir tasarıyı gündemine almamıştır. Bu defa senatörler gündeme alınması için oy verirlerse, Fransız hukuk sistemi zedelenecektir. Karar aynı zamanda, adalet, tarafsızlık ve hukuk devleti şöhreti ile yaşayan İsviçre'nin suratına indirilmiş sert bir tokattır. Saçma tasarının tam 31 senatörün imzası ile verildiğini belirtmek isterim. Az şey değildir (Fransa Senatosu 321 üyeden oluşuyor). Ama Fransa Senatosu Anayasa Komisyonu, Fransa'nın, hattâ Batı medeniyetinin şerefini savundu. 31 senatörün soykırımı kabûl etmeyenlere 1 yıl hapis ve 45.000 öro ceza verilmesini isteyen tasarısı ise, ilim ve fikir hürriyetine vurulmuş bir utanç belgesi olarak kalacak. Senatör François Zocchetto komisyonda 1915'te Türkiye'nin yerinde Fransa olsa idi ne yapardı? diyerek, politikacı bilgeliğini kanıtladı. Ermeniler, erkekleri cephede olan binlerce Kürt ve Türk köyünü bastılar. Yüz binlerce kişiyi öldürdüler. Eyalet merkezlerimizde silâhlı eylemlerde bulundular. Van şehrinde tek canlı Müslüman bırakmadılar. 3. Ordu'muzu arkasından vurdular. Burada yazamayacağım her türlü alçaklığı irtikâb ettiler. Hükûmetimiz, Anadolu Ermenileri'ni savaş alanından uzaklaştırmak için müttefikimiz Almanya'nın tavsiyesiyle daha şenlikli Arap eyaletlerimize sürdü. Tehcîr'de (zorunlu göç) çok zayiat oldu. Bu konuda binlerce Osmanlı arşiv belgesi yayınlandı. Ne yani! Dünyanın en büyük üç devleti ile savaştığımız, Çanakkale'de ölüm kalım mücadelesi verdiğimiz günlerdi. Bu edepsizliklere karşılık vermek, durdurmak, meşru savunma hakkımızdı. Konunun çok uzmanı olan Ziyâ Gökalp, tehcîr'i mukaatele kavramıyla tanımlamıştır. Doğrusu budur. Yani: onlar bizi, biz onları öldürdük...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.