Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Savurganlık Ekonomisi başlıklı bir rapor yayınladı. Rapora göre anlı şanlı Türkiye Cumhuriyetimiz, son 10 yılda (1990-2000) 195 milyar doları gereksiz yere harcamış, her tarafa savurmuş. Yılda ortalama 20 milyar dolar eder. 195 milyar doları bizim zavallı Türk Lirası'na çevireyim dedim. Matematiğim zayıftır, zorlandım. Bugünkü kura göre 210 katrilyon TL kadar bir şey tutuyor. Raporda Türkiye'nin kaçınılamaz, fakat hesapta olmayan, olağanüstü masrafları bahis konusu edilmemiş. Ben şu kalemleri ekliyorum: 100 milyar dolar PKK savaşı, 20 milyar dolar büyük deprem, 80 milyar dolar Irak ambargosu zararı, kayıt dışı ekonominin kayda geçirilememesi dolayısıyla en az 200 milyar dolar vergi kaçağı... 10 yılda yağmalanan, cebren el konulan devlet arazileri ve arsaları, kasden yakılan ormanlar için en aşağı 200 milyar dolar... Toplam 800 milyar dolar ediyor. 1 kentrilyon TL... Söylemesi ayıp sevgili okuyucularım 1 kentrilyon, 1000 (bin) katrilyondur. 1 üstü 18 olarak da yazılır: 1 ... Başınız döndü değil mi? Bu yolsuzluklar, aymazlıklar olmasa idi, bugün Türkiye Cumhuriyeti, per capita (kişi başına) geliri rahatça 10.000 doları aşmış, demokrasisini geliştirmiş, AB üyeliğini veya standartını yakalamış, densizliklerle başı ağrıtılamayan bir devletti. Çağdaş uygarlık düzeyinde yaşıyorduk. Atatürk'ün ruhu şâd olmuştu. Atalarımız, bizim hesabımıza göre aldıkları, can verdikleri fedakârlıkları, biz torunlarına helâl etmişlerdi... Ama yukarıdaki tablo, milleti yoksulluk sınırına itti. Kötünün kötüsü, gelir dağılımını bozdu. Orta sınıfı mahvetti. Milliyet duygusundan yoksun, ahlâk bakımından mâlûl birkaç bin görgüsüz ailenin, dış ülkelere on milyarlarca dolar kaçırmasına zemin hazırladı. Yatırım yapılmayan, koyu sosyalist bir ülke hâline geldik. Reforma yeteneksiz kadroların eline düştük. Atalarımızın bizim ve çocuklarımız için kurdukları devleti, hantal ve lâgar duruma getirdik.