Başbakan Sayın Bülent Ecevit, seçimlerin zamanında, yani 2004 yılında yapılacağını söyledi. Başbakan 1. Yardımcısı Sayın Devlet Bahçeli, aynı şeyi vurguladı. Nihayet Başbakan 2. Yardımcısı -ve sabık başbakan- Sayın Mesut Yılmaz, 2004'ü tekrar ve teyit etti. Koalisyonun 3 rüknünün bu derecede kesin beyanından sonra, siyasî yazar, nasıl bir yorum getirsin? İnşallah demekten başka kalem oynatacak alanımız kalmıyor. Niçin inşallah? Zira Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 4 yıldan fazla seçimsiz dönem yoktur. 3 yıldan önce erken seçim de mevcut değildir. Zaten 4 yılı 5'e çıkarmak, milletvekili sayısını 400'den 550'ye yükseltmek kabîlinden bir garabettir, iyi değildir, sakıncalıdır, antidemokrasiye teğet geçen bir hükümdür. Yeniden 4 yıla indirileceği şüphe götürmez. Hemen önümüzdeki 2002 yılı içinde bir erken seçimden kaçınmanın şartları vardır. Hükûmet, çok büyük çapta bir finans krizini öngörememekle suçludur. Ancak biribiri ardınca çağdaş reform ve uyum kanunları yayınlayıp bunları hayata geçirerek uygulayabilirse, bu takdirde, ömrü 2003'e uzanır. Çok başarılı olması hâlinde bile 2004'ü bulması ihtimali fevkalâde zayıftır. Muhalefet, fonksiyonu icabı erken seçim istiyor. Ana muhalefet lideri -ve sabık başbakan- Sayın Tansu Çiller, yeri göğü inletiyor. Ama siyasette, devlet yönetiminde başarı, her kusuru örter. Hükûmetten bu başarıyı bekliyoruz. Bu da köklü, kapsamlı, anlamlı reformlarla mümkündür. Mütereddit ve statükocu zihniyetlerin işi değildir. Atılımcı, önünü ve ileriyi görebilen politikacıların ve onların atadıkları yüksek bürokratların işidir. İktidarın böyle bir ekibi ve kapasitesi var mı? İnşallah vardır.