3 Kasım'da seçim

A -
A +

Dr. Devlet Bahçeli, 3 Kasım Pazar günü seçimlerin olabileceğini söyledi. Bu hükûmet devam edecek, TBMM 1 Eylülde toplanacak, seçim kararı alıp dağılacak. Bu teklifte, Kopenhag kriterleri uyum yasalarından, seçim ve partiler kanunlarından bahsedilmiyor. AB konusu, yeni meclise ve onun çıkaracağı hükûmete bırakılıyor. Sayın Bahçeli bu mealde bir şeyler söylemek durumunda idi. Eleştirilecek bir tarafı yok. Oylamanın ve sonuçların toplanmasının, elektronik cihazlarla yapılması şarttır. Lütfen artık Orta Çağ âdetlerini bırakalım, çağa bir nebze olsun uymaya gayret gösterelim. 3 Kasım, dikkatle seçilmiş bir tarih. Zira Aralık ayında Türkiye'de -maazallah- kıyametin minyatür provasını yaşamamız ihtimali kuvvetlidir. Yüce Türk Milleti, ehliyetsizlikleri yeteneksizliklerinden bile ileride insanların eline düştüğü için, böyle bir provaya mahkûm olabilir. Bu hükmümüz, elbette bugünki hükûmetle sınırlı değildir. Çok daha kapsamlıdır. O kadar uzun bir mazisi vardır ki... Bir yandan Brüksel'den gelecek olumsuz haber.. Diğer taraftan Irak Savaşı... Bu atmosferde millî öfke, sandıkta partilere nasıl bir muamele yapar, tahayyülü bile zordur. Aralık ve Ocak'ta böylesine bir muameleye maruz kalmamak için, erken davranmak gerekiyor. Amerikan seçimlerinden ve Irak savaşından önce... Ama bilhassa Brüksel'den gelecek tersliğin, ekonomiyi vurmasından ve de millî onura aykırı sayılmasından evvel... Hükûmet meselesi büyük problemdir. Ancak AB konusu on bin kat daha önemlidir. Bir aksaklık, Kabakçı İhtilâli ile Vak'a-i Hayriye arasındaki 19 yıllık dönemi (1807-1826) bize yeniden yaşatır. Meclisteki partilerin akıllarını başlarına toplamaları için önümüzde sadece Temmuz ayı var. Zaten AB raporunun Aralık'ta değil, Eylül'de kaleme alınacağını unutmamak gerekiyor.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.