Dün akşam liderler toplantısında, Milliyetçi Hareket Partisi'nin 3 Kasım'da Seçim teklifi, diğer iki lider tarafından kabûl edildi. Tabii seçim kararını hükûmet alamaz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabûlü gerekir. Ancak Meclis'ten de bir terslik beklememek gerekir. Erken seçim atmosferi oluşmuştur. Tarihi üzerinde fazla münakaşa edilmiyeceğini söyliyebiliriz. Ancak Sayın Devlet Bahçeli'nin, Kopenhag kriterleri uyum yasaları için açık kapı bırakması üzerine, koalisyonun diğer iki partisi, MHP'nin teklif ettiği 3 Kasım gününe razı olmuşlardır. Bahis konusu yasalar paket hâlinde bile, çıkabilmeleri için belirli bir zaman ister. Bununla Meclis'in mümkün olduğu kadar erken toplanması gerekiyor. 1 Eylül'e kadar bir gecikme, ciddi aksaklıklar oluşturabilir. 3 Kasım Seçimleri, göründüğü kadarıyla, bugünki siyasî partiler ve seçim kanunları ile yapılacaktır. Üstelik babadan kalma, modası geçmiş, elektronik sisteme çevrilememiş oylama usûlü devam edecek. Sayım, itiraz, ilân safhaları vakit alacaktır. Ama yeni dönem, Kopenhag'da 12 Aralık zirve toplantısından önce başlayacaktır. Temennimiz, ters bir sonuç çıkmamasıdır. Aksi tardirde Türkiye'de çok şey değişir. Seçime, bugünki hükûmetle gidilmesi, daha kuvvetli ihtimaldir. Yeni bir hükûmet teşkilindeki zorlukların aşılması kolay değil. Üstelik hükûmeti düşürmek için zaman ve tam 276 olumsuz oy gerekiyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce de kabûl edildiği takdirde 3 Kasım seçimlerinin, milletimize yeni ufuklar açmasını diliyoruz. Kopenhag'da iyi netice de alındığı takdirde, vatandaşımızın yüzü gülecek, geleceğe ümit ile bakmaya başlıyacak. Bu neticeyi almak, hâlâ siyasî iradenin elindedir.