3 ve 5 Kasım seçimleri

A -
A +

Bu yazı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde dünkü sonuçlar alınmadan önce yazıldı. Değerlendirmelerde bulunabilmek için, Yüce Meclis'in, Avrupa Birliği uyum yasalarındaki tavrını görmemiz gerekiyor. Ayrıca seçim ve siyasî partiler kanunlarında birkaç maddeyi olsun değiştirebilecek mi? Bunu da merak ediyoruz. Yukarıda anılan yasalar çoktan Meclis'e sunulmalı ve çıkmalı idi. Her işi son âna kadar geciktirmek hususundaki berbat alışkanlığımız bunu engelledi. Başbakanın hastalığının açığa vurması her gün beklendiği halde, birden sürpriz şeklinde ortaya çıkması, genel seçimlere gidilmesini zaruri kıldı. DSP'nin ikiye bölünmesi ise, kaçınılmaz hâle getirdi. 21. Dönem'in son toplantılarını ve dağıldığını gördükten sonra, partiler üzerindeki düşüncelerimizi yazmaya başlayacağız. Koalisyon hükûmetinin üç buçuk yıllık icraatını gözden geçireceğiz. 3 Kasım günü Türkiye'de, iki gün sonra 5 Kasım'da Amerika Birleşik Devletleri'nde genel seçimler yapılıyor. Amerika'da milletvekilleri ve üçte bir senatörler, 2 partiden seçilecek: Cumhuriyetçi Parti ve Demokrat Parti... İki partili Anglo-Sakson demokrasisine imrendiğimizi saklamıyoruz. Darısı başımıza diyoruz. Zira vaktiyle bizde de az çok bu sistem mevcuttu. Parti enflasyonu, Türk politik, hattâ sosyal hayatını, icrayı ve yönetimi olumsuz etkilemiştir. Amerikan seçimleri, hükûmeti değiştirmeyecek. Hiçbiri parlamanter olmayan Cumhuriyetçi bakanlar, seçimler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, yerlerinde kalacak. Bizde ise seçim, yeni hükûmeti çıkaracaktır. Yeni hükûmetin kompozisyonu, bizi seçime götüren bugünkü üçlü koalisyondan çok farklı olacak.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.