Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışının 81. yıldönümüdür. 23 Nisan 1920... Tarihimizin en karanlık günlerinde söndürülemez bir alev gibi fışkıran millî irade... Millî Mücadele'mizi kazanan 1. TBMM'nin üyelerine ve başkomutan seçtikleri başkanları Gazi Mustafa Kemal Paşa Atatürk'e, şükran, minnet ve muhabbet duygularımızı tekrarlıyoruz. Yaptıklarına hayranlığımızı vurguluyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran TBMM, devletimizin mutlak anlamda en yüksek ve en yüce kuruluşudur. Böylesine bir kurum, birkaç defa kötü muameleye maruz kaldı. Bugün de haklı haksız eleştirilerin muhatabıdır. Sebep, kendini çağdaş normlara uygun şekilde yenileştirememesidir. Türkiye Cumhuriyeti, tutucu zihniyetleri aşarak mutlaka Devlet Reformu geçirecektir. Başka çaresi yoktur. Cumhuriyeti kuran TBMM, bu reforma dahildir. Müstağni kalamaz. Ve üyesi bulunduğu Meclis'i yüceltmek heyecanını taşımayanlar, olanca saygınlıklarını kaybedeceklerdir. Askerî anayasalar (1961, 1982) Meclis'ten gasbettiği yetkileri, millî iradeyi esaslı biçimde sınırlayarak, bir takım kurum ve kuruluşlara paylaştırdı veya muallakta (boşlukta) bıraktı. Rejim bozuldu. Sosyalist bürokratik bir cumhuriyet anlayışı ağırlık kazandı, milletin omuzlarına çöktü. Demokrasi tıkandı. Bugün TBMM, çok üzülerek yazıyorum, bir alt yasama organı hâline indirgenmiştir. Feci tarafı, bunun pek de farkında olmaması, normal düzeni böyle sanmasıdır. Rejimi gözden geçirip 2000'lere oturtabilmek için Meclis'in saygın, seçkin, hattâ üstün olması şarttır. Bugün bu vasıfları münakaşa konusu yapılan Meclis'in yetkileri, boşluğu doldurmak için, başka teşekküllerce paylaşılıp kullanılıyor. Binaenaleyh TBMM, yeniden düzenlenmek durumundadır. Milletvekili dokunulmazlığının Avrupa standartlarına uydurulması, milletvekilinin para işleriyle ilişkisinin kesilmesi, araba, şoför ve koruma verilmemesi, dönem sonunda lojmanlarının hazineye iadesi, Meclis personel sayısının azaltılması, genel kurulun iç mimari bakımından yeniden düzenlenmesi, hızlı müzakere usulü, grup toplantılarının kesinlikle üyeler dışındakilere kapatılması, yerine getirilmeleri sürekli ertelenmiş zorunluluklardır. Ve genel başkanlar, artık milletvekili adaylarını bambaşka bir görüş açısı ile belirliyeceklerdir...