9. Türk Kurultayı, İstanbul'da toplandı. Bu kurultay, TÜDEV (Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk ve İşbirliği Vakfı) tarafından her yıl, Türk dünyasından gelen delegeler ve devlet, hükûmet başkanları ile bir araya geliyor. Vakfın gerçek kurucusu Alparslan Türkeş'tir. Kurucular arasında ben de vardım. Türkeş, Antalya'da toplanan 1. Kurultayda Cumhurbaşkanı Özal, Başbakan Demirel, başbakan yardımcısı İnönü'yü bir araya getirip hepsine örsle demir döğdürmüştü. On beş asırdan bu yana her yıl Ergenekon'dan çıkışımız, örs döğülerek kutlanır. Demir madenlerini eriterek Ergenekon'dan çıkış yolunu bulmuştuk. Dağ geçitlerinde biz Türkler'e Bumin Kağan'ın Börte Çine adını verdiği dişi boz kurdu rehberlik etmişti. Yel götürmez Çin ordusunun korkunç takibinden, dağlar arasına sıkışmış Ergenekon vadisine sığınarak gizlenmiş, kırılmaktan kurtulmuştuk. Ergenekon'da 96 yıl yaşadık, çoğaldık. 535 senesinde Mete hanedanından genç Bumin Kağan, önünde Börte Çine, yanında kardeşi İstemi Han, bizi Ergenekon cenderesinden çıkardı, Göktürk cihan devletini kurdu. Ergenekon'dan çıkışımızın 1466. yıldönümüdür. Bumin Kağan, biz Türkleri, Osmanlı cihan devletini kurmamız için Ergenekon'dan çıkardı. Derin tarih bilenler, ne demek istediğimi anlarlar. Türk'ü yok olmaktan kurtaran Bumin Kağan'ı tâzîz ve tebcîl ediyoruz. Türk dünyasının işbirliği için ellerinden geleni ve gelmiyeni esirgemiyen Türkeş, Özal ve Demirel'i saygıyla anıyoruz. Demirel 7 yıl boyunca, en büyük Türk devletinin başkanı sıfatıyla, Bilge Kağan'ın direktifinden zerre kadar sapmaksızın, gece uyumadan, gündüz oturmadan çalıştı. Bugün, yaptığı hizmetlerle, hayattaki Türk milliyetçilerinin mutlak manada en büyüğüdür. 9. Kurultay'ın da ona açtırılması, en yerinde bir kadirşinaslıktır. Açış nutkuna Alparslan Türkeş'i saygı ve sevgiyle anarak başlayan Demirel, şunları söyledi: İki Avrupa büyüklüğünde, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne uzanan bir coğrafyada 200 milyon Türk vardır. Aramızda her türlü işbirliğinde bulunmak bizim hakkımız ve görevimizdir. Cumhuriyet tarihimizin büyük mühendis-ekonomisti şöyle uyardı: Türk dünyasının kaynakları yer altında ve kontrol altındadır. Bu ülkelerin ayakta kalabilmeleri için bu kaynakların paraya çevrilmesi şarttır.