AB dağılıyor mu?

A -
A +

Avrupa Birliği üyesi devletlerin, eyâlet hâline gelip ABD gibi bir federasyon oluşturmak suretiyle tek tek bağımsızlıklarından feragat edecekleri iddiası, bizim mahut statükocularımızın kullandıkları, bu yolla coğrafya öğretemediğimiz, fakat millî duyguları yüksek milliyetçilerimizi kışkırttıkları bir motiftir. Statükocularımızın diğer bir marifetleri, Avrupa Birliği'nin zaten önümüzdeki 10, 20, bilemediniz 30 yıl içinde dağılacağı, o zamana kadar da bizi ne yapsak üye almıyacakları için, iyisi mi bağımsızlığımızdan kocaman parçalar vererek (!) bizim sistemimize yakışmaz (!), bizi dejenere edecek (!), millî kültür, örf ve âdetlerimizden koparacak (!) kriterler için zorlamamak gerektiği kandırmacasıdır. Türk halkı, elleri arasından kaymak üzere bulunan millî kültürünün bugünü ile ve 2000 dolarla mutlu, hattâ kutlu olmasını bilmelidir!.. Bu kafanın bugün bizi hangi çizgiye getirdiği âşikârdır. Şimdi Avrupa Birliği'nden 8 devletin, hem de diğer üyelere haber vermeden, ABD ve Irak politikasını desteklediklerini bildirmeleri, 8'lerin dışında kalanları bile kızdırdı (ABD yanlısı olduklarını bildiren 8 devlet şunlardır: İngiltere, Danimarka, İtalya, İspanya, Portekiz, Polonya, Çekya, Macaristan ki son üçünü de artık tam AB üyesi sayabiliriz). Bu davranış Versay Sarayı'nda kutlanan Fransa-Almanya işbirliğinin tepkisi gibidir. Kaldı ki, meselâ Hollanda, İrlanda gibi daha hayli Avrupa devleti, ABD ve İngiltere'den kopacak bir dış politikaya asla razı olmazlar. İlk fırsatta Fransa-Almanya yakınlaşmasının kısa bir tahlilini yapmak isterim, bugün yerim kalmadı. Köklü geleneklere sahip Avrupa devletlerinin istiklâllerinden feragat edebileceğine inanmak, yanlış bakanların yanlış değerlendirmeleridir. Ortak menfaatleri gittikçe yükseltmek, sonra daha yükseltmek için verilen karşılıklı tavizler, bugün artık çağdaş uygarlığın kriterleri, normları, ilkeleri, ölçütleri kabûl ediliyor. Bu çizginin altında kalanları, hele kalmakta direnenleri, acıklı gelecekler beklemektedir. 8 devletin ABD karşıtı olmadıklarını bildirmeleri, Avrupa Birliği'ni daha da güçlendirecek, ömrünü rahatça 22. asra uzatabilecek bir gelişmedir. Fransa'nın Amerika ile zıtlaşması ise Fransızlar'ın hoşlandıkları bir gösteriştir. Almanya'nın da aynı gösteriye katıldığını söylemek ise daha derin düşünmeyi gerektirir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.