AB mi ABD mi?

A -
A +

AB (Avrupa Birliği) mi, ABD (Amerika Birleşik Devletleri) mi? Bu sorunun cevabı Türkiye için şudur: İkisi birden. Zira biri diğerinin alternatifi değildir ki... AB'den kopmuş bir Türkiye, tamamen ABD bağımlısı duruma gelir. ABD'nin samimi müttefiki olmak bir şey, bağımlısı olmak bambaşka bir şeydir. Türkiye dış politikasını, dünyanın 1. devletini yanımıza alarak yürütmek ilkesini, 1830'larda Büyük Reşid Paşa koydu. Koyduğu ilke bugün de geçerlidir. Bir zamanlar 1. devlet İngiltere idi, bugün Amerika'dır. Ama Türkiye, Yıldırım Sultan Bayezid'in Sultan-ı Iklîm-i Rûm yani Roma İmparatoru unvanını aldığı 1396'dan beri Avrupa devleti olduğu iddiasındadır. Avrupa kültürü 200 yıldan beri Türk kültürünün artık ayrıştırılamaz üç unsurundan biridir. 1856 Paris Andlaşması Türkiye'yi 7 büyük Avrupa ve Dünya devletinden biri kabûl etti. Atatürk, Avrupalı'lığımızı vurgulamaktan hiç usanmadı. Bugün Avrupa'nın sayılamıyacak kadar çok kurumunda ortağız. ABD, AB üyesi bir Türkiye istiyor. Clinton bunun için çalıştı. Bugün Bush II aynı şey için çalışıyor. Avrupa Birliği'nin batısında İngiltere, doğusunda Türkiye, Birleşik Amerika'nın samimi müttefikleri olarak Pax Americana'nın güvencesi sayılıyor. Bu hususu bir ay önce de bu sütunda yazdım. Ankara ve Washington görüşlerinin paralelleştiği bu ortam bizim çok işimize gelir. Niçin huysuzluk ediyoruz? Türkiye'nin yoksulluk sınırından kopamadığı âşikârdır. Ama önemli devlet pozisyonunu sürdürüyor. Büyük devlet çizgisini yakalamak da bizim elimizdedir, potansiyelimiz vardır, irademize bağlıdır. Yeter ki taassuptan, sabit fikirlerden arınabilelim. Körü körüne Washington politikasını izlememiz de bahis konusu değildir. Meselâ Irak savaşını önlemek için elimizden geleni yaparız. Fakat Amerika'nın iradesini engelliyemeyiz, gücümüz yetmez. Hiçbir devletin gücü yetmez. Amerika bizim vasıtamızla İran'ı yumuşatıp Irak savaşında sessiz kalmasını istiyorsa, buna da yardımcı olabiliriz. Ama Türkiye'yi Müslüman dünyaya İslâm modeli sunmak istiyorsa, böylesine kısır ve sonuç alınmaz teşebbüslere cesaret vermeyiz. Zira herkesin dininin kendine göre uygulanması siyasetinin şampiyonu Osmanlı geleneğinden geliyoruz. Komşularımızla elbette iyi geçinmek, onlarla işbirliği içinde bulunmak isteriz. Ancak bu istek tek taraflı kalırsa gerçekleşemez. Komşularımızın Türk fobisi illetinden kurtulabilmelerine bağlıdır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.