Muhtemel gelişme şöyle olabilir: Haftaya TBMM toplanacak. 3 Kasım Pazar'ı seçim günü ilan edecek. AB uyum, seçim ve partiler yasaları gündeme alınacak. Ama bu gündem nasıl gerçekleşecek? MHP, gerçekleşmiyeceğini hesaplamıştır. Kendisi dışındaki grupların bir araya gelip 20 yasadan oluşan, hattâ seçim ve partiler kanunlarına ait düzeltmeleri de içeren AB uyum paketini çıkaracaklarına ihtimal vermiyor. Zaten Yeni Türkiye'nin grup oluşmasıyla Meclis'te başkanlık divanı ve komisyon seçimleri yapılması gerekecektir. Bu kadar işi, seçim kararı almış bir Meclis'in yapması mümkün müdür? Seçim kararı almış bir Meclis'e milletvekillerini toplamak kabil midir? Mümkün ve kabildir de, tam bir iradeyi gerektirir. Milletvekilleri -sanki yeniden seçileceklermiş gibi- seçim derdine düşeceklerdir. Ancak genel başkanlar, gelmiyenlerin listeye girmiyeceği ihtarını yaparlarsa Meclis toplanır, kanunları da çıkartır. Bu ihtarı yapabilecek ve bu yasaların Türkiye'nin geleceğini belirliyeceğini anlatabilecek genel başkan, tarihe geçecektir. Brüksel raporundan, 14 Aralık Kopenhag zirvesinde Türkiye'nin Avrupa devleti olmaya ehil bulunmadığı için müzakere tarihi verilmiyeceği kararı çıkacağı anlaşılacaktır. Bu takdirde, her biri akl-ı evvel ve vatan kurtarmaya soyunmuş partilerimiz ve onların sayın genel başkanları, Ekim ayında, biribirlerini itham edeceklerdir. Seçim kampanyası, bu ithamlar üzerine kurulacaktır. Ocak 2003'te AB dönem başkanlığı Yunanistan'a geçecek. Bu tarihte Güney Kıbrıs'ın AB tam üyeliğine kabulü de en kuvvetli ihtimaldir. AB'den nasihat alan Türkiye'ye gelince, boğazına kadar Irak savaşına batmış, sadece ABD'den medet umabilen, yoksul ve işsiz, öfkeli ve ümitsiz bir ülke hâline gelecektir.