Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül, Uganda başkanını kabûl etti. Bu Doğu Afrika devleti ile henüz büyükelçilik kurduk (241.548 km2, 33 milyon). Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ukrayna'da... Ukrayna, Karadeniz üzeri kuzey komşumuz önemli bir devlettir. AB-ABD-NATO taraftarları ile Rusya taraftarları dengededir. Son yarı-başkan seçiminde kıl payı kazanan Rusya taraftarı Yanukoviç, Prof. Davutoğlu'nu kabûl etti. Bunlar dünyaya açılan Yeni Türkiye'nin sürekli dış temaslarından son ikisi. Ama dünyamızı ilgilendiren konu, İran meselesi... ABD ve İran... Brezilya başkanı Lula da Silva, Türkiye'yi yanına alarak, İran'la Amerika'nın arasını bulmaya çalışıyor. Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan, bir hafta sonra Brezilya'da. Türkiye ve Brezilya, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2 yıl süreli geçici üyeleridir (Uganda da öyle). Üyelik müddetinin ikinci yılındalar. ABD-İran anlaşmazlığını çözüp dünya barışına büyük katkıda bulunmak istiyorlar. İstiyorlar da, Brezilya'yı arabulucu kabûl ederek bombasını süper füzesine takacak zamanı kazanmak peşindeki İran'ın zerre kadar böyle bir niyeti yok. Atomlu, stratejik şihâb füzeli bir devlet olarak Türk-Arap-İran coğrafyasında üstünlüğü, Amerika ile anlaşmaya tercih ettiği açık. Amerika'ya gelince, onun da anlaşmak niyeti yok. ABD, atoma sahip, İsrail'i denize dökecek, Orta Doğu'ya hükmedecek bir İran istemiyor. Bu coğrafyadan Amerika'yı kovabilecek bir İran'ı, Irak gibi üçe bölmek niyetinde. Da Silva dostumuza gelince: Brezilya, bahis konusu coğrafyadan pek çok uzaklarda. Ama, Amerika'nın prestijini kırmak, Amerika kıt'asındaki 34 devlet üzerindeki üstünlüğüne son vermek peşinde. Kim bilir, belki bütün Latin Amerika'nın (veya yalnız Güney Amerika'nın) lideri olmak istiyor. Vaktiyle Arjantin'de Peron aynı pozisyonu kapmak istememiş miydi? Bu derecede art niyetliler arasında yalnız Türkiye'dir ki, Orta Doğu barışı için ön yargısız, menfaat gözetmeksizin çırpınıyor.