Afgan savaşı ve Pakistan

A -
A +

Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Necdet Sezer, dün Pakistan'a bir günlük ziyarette bulundu. Pervez Müşerref'e, Türkiye'nin her hal-ü kârda Pakistan'ın yanında olduğunu tekrar vurguladı. Pakistan'a tam destek ve samimi işbirliği, Türkiye'nin Devlet politikasıdır. Hiç değişmemiştir ve değişmez. Pakistan'da, Afganistan nüfusu kadar Afganca konuşan Pakistanlı mevcuttur. Pakistan'ı Hindistan'dan ayrı devlet yapan faktör ise İslam dinidir (Balkanlar'da olduğu gibi Hind kıt'asına da İslâm'ı sokan Türkler'dir). Bu iki gerçek, Pakistan'ın bu savaşta ne derecede nazik bir pozisyonda bulunduğunu gösterir. Afganistan'da Taliban çeteleri, sabırla karakışı bekliyorlar. Mülteci kamplarındaki soydaşlarına silâh dağıttılar. Mülteci kamplarından Amerikalılar'a ateş açılacak ve Amerikalılar cevap verecekler. Taliban, dünyaya karşı yaygarayı basacak. Ne akıl değil mi? Şark'ta iktidarı eline geçirenler için vatandaş harcanmasında çetele tutulmaz. Garp'ta da yakın zamanlara kadar öyleydi. Ülkeyi haşhaş tarlası hâline getiren Taliban böyle davranacak. Dağlara, kamplara sığınmış kadın, çocuk, ihtiyar Afganlar'ı kırdıracak. Sonra Amerika'nın, hempâları ile birlikte kıyım yaptığını ileri sürecek. Böylesine bir iddiaya hoş bakan, Pax Americana'yı kıskanan hayli Batı devleti vardır. New York-Washington eylemini oldu da bitti maşalah havasına getirmenin peşindedirler. Terör, Avrupa merkezlerinde kendini göstermeden akılları başlarına gelmeyecektir. Terör yalnız uçak çalarak değil, zarf ve çanta ile de yapılıyor. Bin Lâdin'in nükleer çanta aradığı basına sızdı. Terörü ve uyuşturucuyu dünyaya meydan okuyan çizgiden çekmedikçe, savaş bitmeyecek. Savaş sırasında ve sonrasında epey denge değişecek. Amerika başta, hiçbir ciddi devlet, terör ve uyuşturucu şantajına baş eğmez.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.