Şimdi daha çok Akdamar denen Ahtamar, Van Gölü'nün güneydoğusunda, Van şehrinin 4 kilometre açığında bir adacıktır. 921 yılından kalma Ermeni dinî mimarisinin seçkin bir eseri kabul edilen harap kilisesi vardı. Kilisenin onarımı bugün bitmiş durumda. 19 Eylülde törenle açılıp Ermeni âyîni yapılacak. Trabzon'da Sumela Manastırı'nda yaptığımız gibi. Aferin AK Parti hükûmetine... Ağustos 1971'de Süleyman Demirel, Malazgirt Zaferi'nin 900. yıl dönümü için Adalet Partisi'ni temsilen beni göndermişti. Başbakan Nihat Erim'in bindiği askerî uçakla gittik. Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, ayrı bir askerî uçakla geldi. Helikopterle Malazgirt'e indirildi. Meydan muharebesinin gerçekleştiği sahrada kurulan tören mahallinin önünden bir tümenin tamamı geçirilerek cumhurbaşkanı selamlandı. Okuyucularım Mart 1971 askerî müdahalesi döneminde olduğumuzu anlamışlardır. Prof. Turhan Feyzioğlu, kendi partisini temsilen gelmişti. Ahtamar adasını göreceğini söyleyip beni küçük bir sandala davet etti. Yabani bitkiler arasında âdeta kaybolmuş Ermeni kilisesine dışarıdan bakmış içine girememiştik. İstanbullu olarak, ekaliyet dediğimiz gayri müslim azınlıkları, muhteşem Osmanlı kültürünün ve İstanbul medeniyetinin bir parçası kabul ederim. Tarihî bir Ermeni kilisesinin restorasyonu yerinde bir tutumdur. Ancak Ermenistan'daki Eçmiadzin Ermeni Patriki, Surp Haç Kilisesi önüne haç diktirmediğimiz için, 19 Eylül törenine katılmayacağını bildirdi. Fâtih Sultan Mehmed'in kurduğu İstanbul Ermeni Patrikliği ise, katılacağını teyid etti. Âşikâr ki Ermeni diasporası ve Ermenistan, hır çıkarmak politikasını sürdürüyor. 1915 Tehcîri'ni soykırım şeklinde sunarak, Türkiye'yi dolandırmak tutkusundan vazgeçemiyorlar. Yalnız Batı'da değil, bazı Müslüman ülkelerinde bile bu senaryonun hayranları var. Ermeniler, Trabzon yolunu açtığımız takdirde, Ermenistan'ı açık denizlere çıkarabileceğimizi bildikleri halde, gerçekleşirse neler kazanacaklarını hesaplayamıyorlar.