ABD, Pax Americana'nın gereği, Basra Körfezi ile Hazar Denizi çevresindeki petrol ve doğalgazın dağıtımına egemen olmak istiyor. Bu misyonda İngiltere ile ortak hareket ediyor. Bu şu demek: Almanya, Fransa, İtalya ve Japonya'nın petrolünü 21. yüzyıl boyunca Amerika sağlıyacak. Bu devletler ve benzeri daha küçük petrolsüz ülkeler, dünya rezervinin üçte ikisini oluşturan iki havzanın büyük ithalatçılarıdırlar. Aksi takdirde, sanayileri çöker. Almanya'nın, Japonya'nın yoksullaştığını düşününüz... Amerika, petrolün dolarla satın alınmasını sürdürmek de istiyor. Yen, bilhassa hiç hoşlanmadığı euro ile petrol alınması ihtimalini ortadan kaldırmak kararındadır. Amerika, Körfez monarşilerinin petrolünü kontrol ediyor. Ancak Körfez'in kuzeyindeki Irak ve doğusundaki İran petrolü kontrolü dışında kalıyor. Onun için Irak'ta Amerika'ya dost bir rejim istiyor. Saddam ve ekibi iktidardan çekildiklerini açıklasınlar. Amerika, Irak harekâtını durdurur. Tabii yeni rejimin, Washington'la uyumlu olması gerekiyor. Kürtler mi? Onlar, vaktiyle İngiltere'nin elinde olduğu gibi, bugün de Amerika'nın kullanabildiği kadar kullanacağı bir enstrümandır. Pax Americana'nın hiç olmazsa asrımızın ilk yarısında devamı için, plan gerçekleştirilecektir. Amerika, planın tehlikelerini ve savaş sonrası Irak'ın başına belâ getireceğini biliyor ve göze alıyor. En büyük tehlike terörün canlanması, yayılması, güçlenmesidir. Kendi coğrafyaları ile Filistin'den sonra Irak'ta da oynandığını gören ve Amerika ile savaşamayan Araplar, daha çok Müslüman kimlikleriyle, yeni örgütler oluşturacaklardır. Amerika, Pakistan'da, uçak dolusu general öldürdüğü halde atom bombasını engelliyemedi. İran'la Irak'ın, İsrail'i tehdid edecek atom bombası yapmaya çalıştıklarını biliyor. Bu bakımdan da Irak planını uygulamaya koyacaktır.