Yazımızın başlığındaki sorunun cevabı şudur: Irak harekâtı için tam destek istiyor. Tasarladığı çapta bir desteği hâlâ alamadı. Zaten istenenleri vermek hükümetin elinde değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden yetki alması gerekiyor. İktidar bugüne kadar -mutlaka kullanması da gerekmiyen- bu yetkiyi niye Yüce Meclis'ten istemedi? Irak'ta yasaklanmış silâh arayan denetçilerin verecekleri rapor üzerine Birleşmiş Milletler'in kararını bekliyor. Birleşmiş Milletler'in Amerika'nın Irak'ı işgali için izin vermesi ihtimali kuvvetli değildir. Buna rağmen Amerika, Irak harekâtından vazgeçmiyeceğine göre Türkiye ne yapacaktır? Irak'ın bütünlüğü ve Saddam'ın savaşsız çekilmesi elbette lehimizedir. Ancak Saddam'ı, belki Putin ikna edecektir. Bu dahi küçük bir ümittir. Başbakanımızın mektubunun ikna ihtimali yoktur. Amerika sızlanıyor. Başkan'ın bizim cumhurbaşkanımızın veya başbakanımızın telefonuna -meşgul sinyali verdirterek- çıkmayacağı gibi ağır tehditlere bile başladı! Şaka bertaraf, dostça uyarılar şeklinde algılamamız daha iyidir. Irak'ın çabuk, mutlak ve uzun süreli işgali müddetince Amerika'nın, Irak'ın yeni yönetimine, Bağdad'ı ziyaretle Saddam'dan daha fazla ticaret isteyenlere iş verdirmeyeceğini öngörmek gerekiyordu. Dünya tarihinin en ağır bombardımanının sonunda olsun, sulhan girilmiş fakat çeyrek asır en dehşetli totaliter rejim altında ezilmiş bir ülkede olsun, Irak'ın yeniden imar ve umranında, Türk iş adamlarının boykota uğraması muhtemeldir. Birkaç ay sonra sınırdaşımız ve güneydoğu komşumuz artık Irak değildir. Birleşik Amerika'dır.