Ana muhalefet partimiz Cumhuriyet Halk Partisi, yeni bir oluşuma geçti. En eski partimizdir. Değişimleri hep çok dağdağalı olmuştur. Parti içinde yeni hizipler doğurmuştur. Ne oldu, nasıl oldu? sorusuna bugün için şu cevabı verebiliyoruz: AK Parti'nin (daha doğru ifadeyle: Tayyip Erdoğan'ın) rejim değişikliğine doğru yol aldığına inanan veya bu motifi bahane şeklinde kullanan iktidarını sona erdirmek için Baykal'lı CHP'nin yetersizliğine karar verildi. Baykal, Ankara'dan çıkmak, hatta partisinin genel merkezinde bile fazla vakit geçirmek istemiyordu. Halka inmesi, meydanlarda egemenlik kurması imkânı bulunmayan bir aristokrattı. Halk adamı olarak, tam bir bürokrat olan Kemal Kılıçdaroğlu seçildi. Genç değildi (Baykal 72, Kılıçdaroğlu 62). Belediye seçimlerinde İstanbul'da partisinin oyunu artırmıştı ("İstanbul'u kazanan seçimi kazanır ve iktidar olur" parolası geçerlidir). Üstelik Kürt oylarını da alıp Kürtçü partimizi küçülteceği düşünülmüştür (nitekim Ahmet Türk, Kılıçdaroğlu'na karşı telâşını belli etti). Ancak Sağ'ın nasıl AK Parti'de bütünleşmesi bahis konusu değilse, oy bakımından çok daha kısıtlı bulunan Sol'un bütün oylarının CHP'de toplanması mümkün değil. Ecevit yetiştirmesi Baykal'ın düşmesine çok sevinen Rahşan Ecevit'in desteği önem taşımıyor. Zira Rahşan Affı diye tarihimize geçen facia, toplumumuza büyük zarar verdi. Zaten partisi de Kılıçdaroğlu geldi diye CHP ile birleşmedi. Mustafa Sarıgül için de aynı şey... Bugünkü çizgi şudur: Uzun iktidarı bakımından AK Parti bir miktar oy kaybetse bile, 2011 seçimlerinden tek başına iktidar olarak çıkması en kuvvetli ihtimaldir. Yüzde 10 barajı bunun güvencesidir. Sayın Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi'nin Kılıçdaroğlu CHP'si ile koalisyona hazır bulunduğunu belli etti. Bir CHP-MHP koalisyonu zayıf ihtimaldir. En kısa zamanda ne sürprizler gerçekleşebileceğini gördük. Genel seçime kadar da bugünkü tabloda mutlaka değişiklik olur. Nitekim son Gazze-İsrail vak'ası, Sayın Erdoğan'ı dünya politikacısı durumuna getirdi. CHP ve MHP de İsrail'e ateş püskürdü. Bu olay olmasa idi, dün Anayasa Mahkemesi'nin değişiklik metnini incelemeye başlaması manşetlere yerleşebilirdi.