1982 Anayasamız ile AB mümkün değildir. Bu gerçeği kabullenmekte zorlandığımız âşikârdır. Yeni ve ilk sivil anayasa yapabilecek bir TBMM bir türlü oluşamamıştır. O kadar ki, Özal gibi reformcular, yeni anayasa yapacak yerde anayasayı aşarak ilerlemeyi tercih etmişlerdir. Şimdi 37 madde üzerinde mutabakat doğmuş gibidir, buna da razıyız. Gene de genel kurula sunulması sonbahara ertelendi. Çağa uyum sağlamaya karşı direnmemiz, Türk Yenileşme Tarihi'nin en belirgin karakteristiğidir. 300 seneden beri böyledir. 210 yıldan beri böyle olduğu kesindir. Çağı daima geriden ve gecikerek izliyoruz. Birçok ülke gibi süratli geçiş yapamıyoruz. Belirli dogmalar, bizi bağlıyor. İlerleme ve gelişme elbette var. Ama yeterli değil. Zira tempo, ileri ülkelerden yavaş. Böylece sürekli gerilere düşüyoruz. Anayasa'nın baştan 3 maddesinin değiştirilmezliği ve bu konuda fikir üretmenin bile yasaklanması, millete karşı tam bir güvensizlik göstergesidir. Hem millî iradeyi, hem insan zihninin faaliyetini sınırlıyor. Yaşadığımız kötü tecrübeler bizi korkutuyor. O kötülüklerin tekrarlanmamasını haklı olarak istiyoruz. Ancak bunun yolu, eğitim ve kültürden geçer. Elbette yasal müeyyideler de bulunacaktır. Ama Anayasa'ya madde koyup demokrasi dünyasına karşı yetersizlik teşhir etmemiz gerekmez. Devletin bütünlüğü, laiklik ve Atatürk'ün saygınlığı, asla vazgeçemeyeceğimiz ilkelerdir. Bunları, sert ve beceriksizce kaleme alınmış Anayasa maddeleriyle değil, eğitim ve kültürle, makul ve akıllı yasalarla sağlamamız daha doğrudur. Milletvekili dokunulmazlığının çağa uygun çizgiye çekilmesi, yüce meclisimize hakkı olan saygınlığı perçinliyecektir. Yolsuzluk ithamlarının Yargıtay'da didik didik incelenip derhal sonuca bağlanması lâzımdır. Hiçbir milletvekili, küçültücü şaibelerle Meclis'in itibarını ihlâl edemez. Elbette bir gün bizim de kısa, eski tabirle muhtasar müfîd, kişi haklarını vurgulayan, çağdaş normlarla çelişmeyen, akıllı ve komplekssiz şekilde kaleme alınmış bir anayasamız olacak. Zaten başka türlü günümüzün ileri uygarlık düzeyine yetişmemiz kaabil değildir.