Arjantin krizi, gelişmekte tabir edilen pek çok ülke gibi Türkiye'yi de sert etkiledi. 20 ülkede borsalar önemli oranda geriledi. Evvelsi gün en kritik düşüş yüzde 7.81 ile Türkiye'de oldu. Arjantin'de yüzde 7 gerileme bizi böylesine vurdu. Rusya'da yüzde 5.65, Çin'de 4.06, Tayland'da 3.41 kayıp kaydedildi. Brezilya, Meksika, Şili gibi Latin Amerika ülkeleri sarsıldı. Polonya parası son hafta içinde yüzde 4, Güney Afrika parası keza yüzde 4 değer yitirdi. Arjantin'in iç borcu 128 milyar dolardır. Evvelsi gün gecelik faiz yüzde 45'e yükseldi. Buna rağmen Kara Çarşamba'dan sonra Arjantin'de gerileme yüzde 2'ye düştü. Bunun etkisi bizde de dün olumlu diyebileceğimiz şekilde görüldü. Bugün IMF ve Dünya Bankası, Türkiye için 3.2 milyar dolar krediyi serbest bırakacaktır. Bir ölçüde toparlanma olur. Gerçek toparlanma, sisteme ve siyasî iktidara güvenle gerçekleşecektir. Telekom, hemen ardından Arjantin krizleri, Türkiye'yi yeniden vurdu. Kaç milyar dolar gerilediğimiz ve daha ne kadar yoksullaştığımız yapılacak hesaplarla ortaya çıkacaktır. Bizim gibi Arjantin de IMF'yi davet etmiştir. Bu kriz, IMF'nin sıkı kontrolündeki Arjantin'de çıktı. 2.8 milyon kilometre kare, 35 milyon nüfuslu, politik, sosyal ve kültürel yapı bakımından bütün Latin Amerika devletlerinin en gelişmişi bulunan Arjantin'in, çok büyük çapta bir ekonomik krizden kurtulamaması dikkate değer. Eninde sonunda kriz bitecek. Ekonomi rayına oturacak. Yatırım ve gelişme başlıyacak. Acaba 2000-2001 büyük yıkımından ders çıkartabilecek miyiz? Zira 1994 krizinden ders alamadığımız âşikârdır. Arjantin'de borsa düşüyor. Dev Çin'in ekonomisi bir gün içinde yüzde 4, Rusya'nınki yüzde 6'ya yakın geriliyor. Böylesine bir dünyaya akıl erdiremiyenlerin değil politikada, yüksek bürokraside de işleri bitmiş görünüyor...