Dışişleri Bakanı Prof. Davutoğlu Şam'da idi. Suriye'nin kendi ülkesindeki PKK'cı Kürtler'e esaslı darbe vurduğu söyleniyor. Başkan Esad, İsrail'le ilişkilerimiz bozulduğu için arabuluculuk yapamayacağımız kanaatinde. Golan Tepeleri'ni istiyor ve İsrail'e 1967 sınırlarını teklif ediyor. Bu da Filistin sorunu ve barışı için bir pazarlık başlangıcı değilse, İsrail'in yanaşacağı tekliflere benzemiyor. Prof. Davutoğlu Şam'dan sonra Vietnam'dan önce Kâbil'e uğrayacak. Orada bir tuğgeneral komutasında, Kâbil asayişinden sorumlu birliğimiz var. Amerika, 3. yıl için görevinin devamını istiyor. Ayrıca muhârib (Tâlibân ile savaşacak) asker de istiyor ama, Ankara yanaşmıyor. Amerika, Asya'yı hâlâ öğrenebilmiş değil. 1918 ve 1945'te cihan galibi iken Avrupa'yı bile bilmiyordu. Kıt'ası dışındaki kıt'aların insan yapısına akıl erdiremiyordu. Vietnam'da komünizmi tasfiye edemedi. Irak'ta gayelerine ulaştı. Ama bu tarihî ülkeyi perişan etti. Irak'ta ABD hedefleri ne idi? İsrail'i en büyük düşmanı Saddam'dan kurtarmaktı. Bunu yaptı. Hedefi ABD olan terör örgütlerini yok etmekti. Belki durdurdu ama, el-Kaaide'yi, Tâlibân'ı ve benzerlerini ortadan kaldıramadı. Üçüncü ve en ağırlıklı hedefi, petrole egemenlikti. Başarılı oldu. Irak petrolünü (dünyanın 3. büyük rezervi), 6 Körfez monarşisinin petrolleri gibi kontrolü altına aldı. Sıranın İran'a geldiği âşikârdır (dünyanın 2. büyük rezervi) Atom bombası ikinci derecededir. Afganistan'a Roma'da sürgündeki eski kralını ve velîahdını getiren ABD, birkaç milliyetten oluşan bu ülkede birliği temsil edebilecek kralı tahtına oturtamadı. Zira monarşilere hiç akıl erdirememiştir. Millî birliği sağlaması imkânsız, dedikodulara adı karışmış yerli politikacıların, çok geri kalmış bu önemli Orta Asya ülkesini düzenleyebileceğini sandı. Tâlibân, ABD ile Pakistan'ın ortak eseridir. Yetiştirilip silâhlandırıldı. Şimdi, kendisini var edenlere karşı, tarihte görülmemiş çok ilkel bir cihâd üslûbu ile varlığını sürdürmeye çalışıyor. Dışişleri Bakanımız, böyle bir ülkeye göz attıktan sonra Uzak Doğu'ya gidecek.