Hulûsi Turgut'un son kitabı önümde: Adriyatik'ten Çin Seddi'ne Avrasya ve Demirel. Eserin 2. cildini oluşturuyor. ABC yayınları arasında 800 küsur sayfa, papye kuşe, renkli fotoğraflarla belgelenmiş. Batı Yakası'nın Hikâyesi başlığını taşıyan bu cilt, Osmanlı'nın Rumeli dediği kanadı kapsıyor. 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'in, cumhurbaşkanı sıfatıyle 7 yıl içinde Balkanlar ve Kuzey Karadeniz'deki faaliyetlerini, ziyaretlerini anlatıyor. Osmanlı Türk coğrafyasının önemli bir parçası... 400, 500 yıl kaldığımız, on binlerce âbideyle bayındırlaştırdığımız ülkeler... Hulûsi Turgut, Türkiye'nin Sağ politikasında uzman, çok tecrübeli kalem sahibi bir meslekdaşımızdır. Başbuğ Alparslan Türkeş'in hâtıralarını da ağzından kaleme alarak yayınlamıştı. Sayın Demirel'in, arz ettiğimiz coğrafyada bugünki Türk yüksek menfaatlerini emsalsiz ve kâbına erişilmemiş bir maharet ve yetkiyle nasıl savunduğunu, geliştirdiğini anlatıyor. Büyük Türkiye gibi Adriyatik'ten Çin Seddi'ne Türk âlemi tabiri de Sayın Demirel'indir. Özal ve Türkeş gibi Sağ'ın en önemli Devlet adamlarınca benimsendi, kullanıldı. Türk'ün tarih ve coğrafyasından bîhaber veya öyle görünmek isteyenler, bu tabirlerle dalga geçmeyi tecrübe etmişlerdir. Demirel'in Türkeş'le şahsî dostluğu 1974'te başlar. Biribirlerinden çok hoşlandılar. Başbuğ'un vefatına kadar bu dostluk hiç bozulmadı. Demirel, başbakan, cumhurbaşkanı, muhalefet lideri olarak Türkeş'in Türklük yolundaki faaliyetlerine tam destek verdi. Çeyrek asır boyunca ikisinden de, diğerini eleştiren tek cümle duymadım. Türk'e bu kadar büyük hizmetlerde bulunan kişilere saygı eksikliğinden kaçınmak, Türk töresinin icabı ve Türk milliyetçiliğinin ilkesidir. Lâf ve palavra ile değil, inanarak, sevdalanarak, üzülerek, ter dökerek, olanca yeteneğini ve imkânlarını açığa vurarak Türk'e hizmet... Bilmeyenler olabilir. Hulusî Turgut'un son eserini okuyabilirler.