Avrupa Birliği ve biz

A -
A +

Dış kaynaklı övgüler pek çok hoşumuza gider. Dış kaynaklı eleştiriler ise bize göre mutlaka haksız, maksatlı, garaz ve husumet eseridir, tepkiyle karşılar, nefretimizi açıklarız. Kurt denen tecrübeli ve derin politikacılarımız, bu karakterimizi iyi bilirler. Halkımıza gerçekleri söyleyip aydınlatacakları yerde, ifrattan tefrite giden duygularını kabartır, millete yaramaz bir popülizm izlerler. Çaylak denen acemi ve satıhtaki politikacılarımız ise, zaten aynen halkımızın duygularını paylaşırlar. Halkın duyguları kutsal olduğu için, karşı çıkmak haddimiz değildir. Ne çare ki milletlerin âlî menfaatleri (yüce çıkarları), duygulara göre değil, sert kuralları bulunan reel politikaya göre düzenlenir. Fâtih, Reşid Paşa, Sultan Abdülhamid, Atatürk gibi diplomasi dehalarının dış politikada ne derecede katı gerçekçi olduklarını, tarihçilerimiz iyi bilirler. Bu kadar lâfı, Avrupa Birliği'nin hakkımızdaki son ilerleme raporu için yazdım. Ne bekliyordunuz? Silâhlı kuvvetlerimiz dışında hemen bütün devlet kurumlarımız köhnelikten ve lâgarlıktan dökülmüyor mu? Soygun düzenine, kayıtsız ekonomiye, haksız faize, gelirler arası uçuruma son verebildik, hiç değilse kabûl edilebilir çizgiye çekebildik mi? Her konuda haklı olduğumuz, hiç hata yapmadığımız iddiaları kimi kandırabilir? Rusya bizden önce AB üyesi olacak. Bulgaristan, Romanya gibi dünki eyaletlerimiz de öyle. Avrupa Birliği'ne kararlılık ve tam bir irade ile girilir. Ucundan tutarak hiçbir işi başaramayız. Sultan Mahmud tereddüd etseydi bugün silâhlı kuvvetlerimiz yerinde yeniçeri ordumuz vardı. İrade eksikliği gösterseydi Atatürk, hangi inkılâbını yürürlüğe koyabilirdi? Her konuda haklılık iddiasından vazgeçmeyip taviz vermeden taviz alabilen bir diplomasi yoktur. Diplomasi, bu dengeyi bulabilme sanatıdır. Bizi almazlar edebiyatıyla beyin yıkayan statükocuları dinlemiyelim. Avrupa medeniyetinin müttefikan kabûl ettiği standartları pas geçip gittikçe eskiyen, berbatlaşan, tehlikeli hâle gelen düzeni savunanlara kanmıyalım. Çağdaş düzeye erişelim, o zaman işimize gelmezse Avrupa Birliği'ne üye falan olmayız. Tren kalkıyor. Son vagona atlamak isterken eteklerimize yapışanların sorumlulukları tarih çapındadır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.