Avrupa Birliği devletleri, Anayasa tadili teşebbüsümüzü saat saat izliyorlar. Batı için Ankara hükûmeti, bol keseden vaad edip, sonra çekinceler ve sakıncalar ileri sürerek -Özal'ın tabiriyle- kıvırtan bir tutumun içindedir. Üstü kapalı da olsa ilkesizlik ve ciddiyetsizlikle suçlanıyoruz. Dün Ankara'daki Almanya Büyükelçisi, insan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Gaydalı'yı ziyaret etti. Anayasa tadilinin niçin sonbahara ertelendiğini sordu. Bakanımız -Allah utandırmasın- kesin ve cesur cevap verdi: Bu meclis, sonbaharda Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk sivil anayasasını gerçekleştirecektir. Artık Ana Muhalefet liderimiz olan Prof. Tansu Çiller, Anayasa tadili, partilerine sorulmaksızın Eylül sonuna bırakıldığı için, hükûmeti azarladı. Bu arada Kemal Derviş'i -babaannesi tarafından büyük dedesi olan- ünlü Osmanlı veziri Tepedelenli Ali Paşa'ya benzeterek zarif ve hoş bir espri yaptı, somurtkan politika hayatımıza neş'e kattı. Bütün bu hây ve hûy içinde, Anayasa tadili, şartlar ne olursa olsun, artık Demokles kılıcı gibi başımızın üzerinde gidip gelmektedir. Bunu idrâk edemeyen politikacının, Türk siyaset hayatında işi yoktur. Bütün partiler sorumludur. Tevil ve bahane imkânı kalmamıştır. Bu akşam Türkiye Büyük Millet Meclisi, tatile giriyor. İsmi tatildir. Milletvekillerimiz, görevlerinin bir bölümünü oluşturan, yurt sathına dağılarak vatandaşlarla görüşmek misyonunu ifa edeceklerdir. Allah kolaylık versin diyoruz. Zira vatandaşın, hiçbir dönemde işitilmemiş boyutlara ulaşan feryat ve şikâyetlerini dinleyeceklerdir. Yaz ayları, olanca sıcaklığı ile üzerimizdedir. Ancak serin ve ferah bir sonbahar bekliyoruz. Emareler bu istikamettedir.