Sayın Genelkurmay İkinci Başkanı, mühim bir konuşma yaptı. Her cümlesi doğrudur. AB ile ilişkilerimizi zedeleyecek bir ifade kullanmadı. Avrupa'yı dostça uyardı. Sayın Dr. Bahçeli, Pekin'de bir beyanat verdi. Gündemin başına oturdu. Para harcamakta çok dikkatli olan TÜSİAD bile tam sayfa gazete ilânlarına mecbur kaldı. Dr. Bahçeli, Feth-i Mübîn'in yıldönümünde konuştu. Atatürk'ün ve tarihçilerin Türkler'in tarih boyunca bütün zamanlarda ve bütün mekânlarda yetiştirdiği en büyük şahsiyet kabûl ettikleri Fâtih Sultan Mehmed'in cihan politikasının hedeflerini pas geçen bir konuşma idi. Avrupa Birliği konusunu arkadaşım Alparslan Türkeş'le ikili olarak yıllar boyu konuştum. Türk menfaatlerinin, AB içinde daha iyi savunulacağı, dışarıda kalırsak savunmakta güçlük çekeceğimiz üzerinde tam bir mutabakata varmıştık. Yıl sonunda Kopenhag zirvesinde, Avrupa normlarına uymakta yeteneksiz tek devlet ilân edilirsek, MHP, oylarından bir milyonunu DYP'ye kaptırır. Doğru Yol'da, Türk milliyetçi hareketinin Dr. Âgâh Oktay Güner ve Ayvaz Gökdemir gibi iki önemli ismi bulunuyor. Millî Güvenlik Kurulu toplanıyor. Haftaya Çankaya'da 6 genel başkan bir araya gelecek. Millî konsensus oluşacaktır. AB, Devlet politikamızdır. Kopenhag siyasî kriterleri Türkiye için yapılmadı. Arnavutluk ve Rusya dahil bütün Avrupa devletlerinin kabûl ettiği prensipler ve uygulamalardır. Kusurlu, hattâ sakat tarafları bulunabilir. Fakat bugün için fiilî durum budur. Hiçbir faktör ve endişe, Türk Devleti'nin yüce menfaatlerinin ve yarın ülkeyi yönetecek çocuklarımızın geleceğinin üzerinde değildir. Bazı riskler dahi düşünülebilir. Ama risk almadan gerçekleşen hiçbir terakkiyi tarih yazmıyor.