Dr. Devlet Bahçeli, Çin'e kendi ifadesiyle ilgi çekici ve faydalı bulduğu bir gezi yaptı. 10. yüzyılda devletimizin başkenti Kâşgar'ı gördü. Doğu Türkistan'ın 1866-1882 arasında Osmanlı'ya tâbî, imparatorluğumuzun bir parçası olduğunu, batıda da Adriya Denizi'nde pek çok uzun bir sahilimiz bulunduğunu, Adriyatik'ten Çin Seddi'ne ilmî tabiriyle dalga geçenlere hatırlatıyorum. Sayın Bahçeli, kritik ve tarihî MGK toplantısında Çin'de bulunmayı tercih etti. Ayni toplantıya Başbakan Ecevit'in katılmamasının doktorları yoluyla sağlandığını düşünmek mümkündür. Bahçeli, bugün grup konuşmasında önemli şeyler söyliyeceğini bildirdi. Medya, merakla bekliyor. Milliyetçi Hareket Partisi'nin, bu ay içinde, Türk Devleti'ne ihanet eden ve Türk düşmanı kimliklerini açığa vuranlar için, ağırlaştırılmış ve affı mümkün bulunmayan müebbet hücre hapsinin, idamdan çok ağır ve daha etkili bir ceza olduğunu, seçmenlerine iyice anlatması lâzım. Halkımız zeyrek ve âriftir. MHP'nin bu sebeple oyu eksilmiyecek ve parti, ilkeleri dışına çıkmayacaktır. Sayın Ecevit ise, Haziran içinde Meclis'ten AB, dolayısıyle Türkiye'nin çağdaşlaşması için gerekli yasaları geçirmek istiyor. Siyasî hayatını bu şekilde noktalamak arzusunu anlıyoruz. Bu suretle temmuzda yeni bir hükûmet kurulacak. Güvenoyu için tatildeki Meclis'in olağanüstü toplanması gerekecek. Daha çok Rahşan Hanım'ın üslûbuna benzeyen sert ve kırıcı ifadeler, Ecevit'i bundan da fazla başbakanlıkta tutamaz. Gerçi Türkiye, demokrasisini ve gelişmesini tamamlıyamamış, yoksulluk çizgisini aşamamış emsali gibi bir sürprizler ülkesidir. Ne olacağı belli olmaz demek istemiyoruz ama, her ne olacaksa, en geç 2003 Nisanında seçimlerin yapılması kaçınılmaz görünüyor.