Başbakan Tayyip Erdoğan, iç politikada epey zorluk yaşayan İngiltere'ye gitti. 1997'den beri iktidardaki İşçi Partisi ile muhalefetteki Muhafazakâr Parti'nin arası -bizdeki kadar değilse bile- açıldıkça açıldı. Öylesine ki, epey yaklaşan genel seçimlere, yıpranmış durumdaki İşçi Partisi, fantastik bir sloganla girmeyi düşünüyor: Lordlar Kamarası'nı ilga ederek yerine seçimle gelecek 300 senatörlük bir senatonun oluşturulması... Dillere destan İngiliz liberal muhafazakârlığına aykırı bir yaklaşım denebilir. Orta Çağ'dan beri, maaş almaksızın hayat boyu irsî lordlardan oluşan senatonun ortadan kalkması için, öyle anayasa değişikliğine falan da lüzum yok. Zira İngiltere'de anayasa yok. Demokrasinin kurucusu İngiltere, dünyanın anayasasız tek demokrasisidir. Yerleşmiş geleneklerle yönetilir. Anayasa bulunmadığı için bizdeki mânâda bir anayasa mahkemesi de yoktur. İngiltere, 1940'a kadar 2 asra yakın bir cihan devleti idi. Osmanlı Türkiyesi'nden sonraki ve Birleşik Amerika'dan önceki cihan devleti... O güçle, 6 kıt'aya dağılan pek çok ülkenin canına okuduğunu ilâve etmeliyim. Bugün de İngiltere hükümdarı, 50 devletten oluşan Commonwealth'in değişmez ve hayat boyu başkanı, ayrıca Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda gibi ülkelerin devlet başkanıdır. İngiltere, Birleşik Amerika'nın 1. müttefikidir. Reagan-Thatcher ittifakından bu yana, ittifak, stratejik boyutları bile aşan bir iş birliği durumunda işlemektedir. İngiltere, vaktiyle egemen bulunduğu Asya kıt'asını, yarım asır oluyor, Amerika politikasına bırakmıştır. Irak ve Afganistan'daki gibi İran sorununda da Amerika'nın yanındadır. İngiltere, NATO anlaşması ile bizim de müttefikimizdir. Dış politika emperyal tecrübesi dolayısıyla Türkiye'nin ağırlığını ölçebilecek çaptadır. Ermeni yaygaracılığına kulak vereceğini sanmam. Ancak parlamento oylamalarında bazen sürpriz ve kime fayda getireceği anlaşılamayan kararlar çıktığını unutmamak gerekir. Sayın Başbakanımız'ın Londra'da Ermeni konusuna da temas etmesi bekleniyor. Başbakan Gordon Brown ile iki büyük müttefik samimiyeti içinde konuşacağı tabiidir.