Sayın Başbakan, Fransa'da 5. Cumhuriyet'in (1958) modeli yarı başkanlık sisteminden bahsetmiyor. Açıkça ABD modeli tam başkanlık hakkında konuştu. Tam başkanlık, cumhuriyet rejiminin çeşitlerinden biri. Şöyle oluştu: ABD, İngiltere ile yaptığı bağımsızlık savaşından çıkınca, Avrupalı devletlerce paylaşılmış bütün Amerika kıt'asının ilk devletini kurdu. Can düşmanı İngiltere'nin hanedanından bir prensin bu devlete kral olmayacağı için, cumhuriyet kararı verildi. "Kendimize 4 yıl için öylesine bir cumhurbaşkanı seçelim ki, kral yetkisinde olsun" dediler. O yıllarda yeryüzünde -birkaç Alman serbest şehri- dışında sadece iki cumhuriyet vardı: Venedik ile İsviçre. ABD'nin uyguladığı biçimde cumhuriyet, İsviçre'den fazla Venedik doçluğuna (dukalığına) benziyordu. (Bu benzetmem için umarım stratejik müttefikimiz ABD bana darılmaz!) İlk başkanı 1789'da seçtiler: İstiklâl harbinin başkomutanı General Washington. Sonra Amerika kıt'asında İspanya sömürgelerinden bir sürü devlet oluştu. Washington'daki başkanlık sistemini taklit ettiler. Şu fark ile: ABD sistemi, sağlam, kısa, kunt bir anayasaya ve insan hakları beyannâmesine dayanan otoriter bir demokrasi idi. Hiçbir Amerika kıt'ası devleti bunu beceremedi. Latin Amerika silme ihtilâller, kanlı darbeler, cuntalar, neferlikten gelme general diktatörler, ağır Katolik Kilisesi baskıcı bir âlem oldu. Başkanlık sistemi yalnız Birleşik Amerika'da demokrasi ile yürütülebildi. Diğer Amerika, bazı yeni Afrika, Asya'da -ABD'den ayrılan- Filipinler'de diktatörlük rejimlerine dönüştü. Başkanlık sisteminde başbakan yoktur (yalnız Peru'da var). Başkan, aynı zamanda başbakandır. Bakanlarını meclislerin dışında seçer. (Bu hususta bizim milletvekillerimiz kıyamet koparıp Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırılık iddia edeceklerdir.) Büyükelçiler diplomatik kariyerden değil, başkanın güvendiği yakınlarından seçilir, zira o ülkelerde başkanın şahsî politikasını uygulayacaklardır. Başkan, mutlak şekilde başkomutandır. Millet meclisinden önde giden bir senato da olacaktır. Bu sistem Amerika'yı cihan devleti yaptı. Onun için Demirel ve Özal gibi mühendis ekonomist tipinde çok büyük işlere imza atan devlet adamlarımız, imrenmişlerdir. Daha hızlı icraat yapabileceklerini düşündüler. Düşünmekle kaldılar. Önümüzdeki hafta müsait bir günde devam edeceğim...