İsrail, Mavi Marmara baskınını kendi kuracağı komisyona inceletip gerçekleri ortaya çıkaracağını (!), Türkiye'nin resmen talep ve teklif ettiği Birleşmiş Milletler komisyonuna ihtiyaç bulunmadığı için bu komisyona katılmayacağını ve aldığı kararı uygulamayacağını bildirmişti. Şimdi İsrail, BM komisyonunu kabûl etti. Çok ilgiliyi şaşırttı ama, ben hiç şaşırmadım. Zira Yahudi, oynak zekâsı ile ünlüdür. Kazanç oluşturacak ve zararı azaltacak şekilde isabetle davranan bir zekâdır. BM komisyonundan İsrail kazancı nedir? derseniz, Musevi mantalitesine göre bu husus artık ikinci dereceye düşmüştür. Mesele düpedüz Türkiye-İsrail ilişkileri halindedir. Türkiye ile bozuşmakta İsrail'in hiçbir menfaati yoktur. Amerika'nın görüşü de budur. İsrail, kendisinden daha büyük (yani daha çok Yahudi içeren) tek Musevi yaşayan ülke olan ABD ile paralel davranır. Böyle olmasa bile, dünyanın 1. devleti ile zıtlaşmak, ünlü Yahudi zekâsına aykırıdır. Vaktiyle İngiltere'de hiç de önemli Musevi nüfus yoktu. Fakat Museviler, o zaman (1940'a kadar) dünyanın birinci devleti olan İngiltere ile politikalarını paralelleştirmişlerdir. Bu isabetli politika ile sağladıkları kazancın azameti gözler kamaştırır. Türkiye ile geçinmek, şu andaki hükûmetlerinde bulunan bazı müfritlere yakayı kaptırmamak, onlar için doğru politikadır. Kaldı ki bizim tarihimizde en az problem yaşadığımız kavim Yahudiler'dir. Yunanlılar, Ermeniler, Bulgarlar, Sırplar gibi en az 500 yıl yönettiğimiz kavimlerle karşılaştığımız tatsızlıkların hiçbiri Yahudiler'le aramızda geçmedi. Osmanlı'nın kendilerine, yeryüzünde Yahudiler'in yaşadıkları bütün ülkelerden kesin şekilde üstün müsamaha sağladığı, eski yeni bütün Musevi tarihlerinde özenle belirtilir. BM Komisyonu kurulması Türkiye'nin resmî talebi idi, yerine getirildi. Şimdi bekleyelim bakalım BM ne diyecek?