Çağa uyum sağlamak

A -
A +

Terörle savaş döneminin ve Afganistan harbinin, Türkiye dış politikasına bazı imkânlar ve kolaylıklar getirdiği bellidir. Ancak Ankara'nın bu imkânları kavrayacağından ve kolaylıkları akıllıca kullanabileceğinden şüphemiz var. Ufuklu politikacılarımız yoktur. Olayların peşinden giden siyasetçilerimiz egemendir. Olayları öngörmekte bürokrasimiz, daha beter durumdadır. Bir yıl önce birkaç ay arayla vuran iki büyük finans krizini göremeyen insanları ben başka türlü tanımlayamam. Hiçbir tarihçi de bunu yapamıyacaktır. Çağdaş uygarlık düzeyinin ta kendisi olan Avrupa standart ve kriterlerine karşı bu çekingenliğimiz, mukavemetimiz, korkumuz nedir? Bize, 2000 dolarla ve kırık dökük demokrasi ile tafra attırmazlar. O tafrayı kendi içimizde biribirimize karşı atabiliriz. Medeniyet ateşi, mukavemet edeni kasıp kavurur geçer (bu Atatürk'ün sözüdür). Çağa uyum sağlayamayan toplumların vay hâline! Başlarına her şey gelir. Zaten dış şartlar, zorladıkça zorlar. Bizi almazlar vecizesi (!) çağa karşı koymanın sloganı olmak üzeredir. Arz denen gezegenin nimetlerini ele geçiren ülkelerin düzenine ulaştıktan sonra, Avrupa Birliği'ne ister girer, ister girmeyiz. Ama o standarttaki bir Türkiye'yi, asla bırakmıyacak, üst üste yaldızlı davetiyeler çıkartacaklardır. Türkiye'nin konumunu ve Türk'ün potansiyelini iyi bilmeyen, değerlerdiremiyen, harekete geçiremiyenler, acaba terörle savaş dönemi ve Afganistan sorunu ile ortaya çıkan imkânları ve kolaylıkları kullanabilecekler mi?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.