Avrupa Birliği için 15 çok gelişmiş, gelenekli ve köklü devlet kendi sistemlerinden hangi tavizleri vermişlerse, Türkiye de verecektir. Türkiye, 15 devletin toplam aklından daha akıllı olamaz. Aklımız, onlardan ne fazla, ne eksiktir. AB belki en iyi sistem de değildir. Ama Batı medeniyeti, sürekli kendini düzeltip, eleştirip geliştirerek bugünki seviyesine geldi. Acaba bizden, gerçekten kabûl edemiyeceğimiz ve AB normlarını aşan taleplerde bulunurlar mı? Olabilir. Meselâ çok masraflı savunma harcamalarından kaçabilmek için NATO imkânlarının üzerine oturup Türkiye'yi karar mekanizmasına almamak, epey bir açıkgözlülük ve açgözlülüktür. Meclisimiz, hükûmetimiz, hariciyemiz var. Türk'ün yüksek menfaatlerini savunurlar. Mantık dışı taleplere yanaşmayız. Ancak, üye olmak için her devletin verdiği tavizlere rıza göstermek, özel şartlar öne sürmekten kaçınmak gerekiyor. Yalnız Avrupa'da değil, pek çok ülkede meselâ Kürt, Ermeni sempatizanları var. Türk'ün daha geçen asırda yönettiği coğrafyada bugün düzinelerce devlet üremiştir. Onun için Türk'e düşmanlık çok yaygındır. Ters, hattâ komik ithamlara her zaman maruz kalıyoruz. AB üyesi olduğumuz, hattâ sadece Avrupa normları ile aynı hizaya geldiğimiz zaman, bu talepler ve ithamlar asgarîye iner, belki ortadan kalkar. O normlardan ödümüz koptuğu, uygulamamak için bin dereden su getirdiğimiz müddetçe, Türkiye üzerindeki baskılar pek çok artacaktır. Milletine 2000 dolar yoksulluğunu ve pek çok kısıtlamayı reva gören, çağdaş uygarlık düzeyine geçmemek için tutturan bir devlete, acayip muameleler bile müstehak görülebilir. Hak ettiğimiz saygınlık, Avrupa içinde kazanılabilir. Aksi takdirde saygısızlığın her türlüsüne katlanmayı göze alalım.