Nedir mübalağa edilen? Yeni bir çağ başlıyormuş! Böyle bir şey yok. Tarihin en büyük terör olayı, çağ açıp kapatmaz. Meğer ki 3. Dünya savaşına dönüşsün. Veya nükleer savaş çıksın! Bu ihtimaller de bahis konusu değildir. Gerçek 20. asır 1918-1990 arasıdır. Ancak 1990 bile 1918 gibi çağ değiştirecek ağırlıkta değildir. Sovyetler eninde sonunda dağılacaktı, tahminlerden biraz önce gerçekleşti. Savaş pis bir şeydir, felâkettir. Ama devletler hukukuna bağlanmış -az veya çok riayet edilen- kuralları vardır. Terörün ise dini imanı yoktur. Avrupa bunu kavramakta zorluk çekti. Pek çok terör örgütünün bağlantıları, hattâ himayecileri ve para kaynakları Avrupa'dadır. O gafil ülkelerin isimlerini sıralamaya lüzum görmüyorum. Şimdi, ister istemez kendilerini düzelteceklerdir. Zira New York'un başına gelen, herhangi bir Avrupa metropolünün başına gelebilirdi, hâlâ gelebilir. Asya-Afrika devletleri de, gönüllü gönülsüz kendilerine geleceklerdir. Samuel Huntington'ın terörü İslâm'a bağlayan 10 yıllık nazariyesi yanlıştır. Ama şüphesiz haydut devletler vardır. Bunlar rejimlerini gevşeteceklerdir. Teröre karşı uzun vadeli mücadele ve savaşımsı çatışmalar vuku bulacaktır. Terörün önemli bir iş sektörü olduğu, bu sektörde milyarlarca dolar döndüğü bir gerçektir. Teröristler, mesleklerini savunacaklardır. Daha iyi bir dünya için mafyanın üzerine gidilmesi de gerekir. Zira örgütlenmiş suçu temsil ediyor. Küreselleşme, serbest pazar ekonomisi, liberal demokrasi, çevre bilinci, gerilemek ne demek, daha geniş sahalar kazanacaktır. Kusurlarını düzelterek gelişecektir. Çağ değiştirmeyen, fakat bazı şartlarını revizyondan geçiren bu dünyada Türkiye, taşıdığı potansiyelle dengeli bir ağırlık kazanacaktır. 2002 Türkiyesi daha iyi bir Türkiye'dir. Şüphe etmeyiniz.