Mega-süper devlet Birleşik Amerika'nın kudretli Dışişleri Bakanı emekli Orgeneral Colin Powell bile, Şaron'la Arafat, İsrail'le Filistin arasında ateşkes sağlıyamadı. Amerika'nın Irak hazırlıkları yaptığı sırada alevlenen yeni Arap-Yahudi savaşı, gündemin birinci maddesi durumunu muhafaza ediyor. Ama Türkiye'nin gerçek gündemi çok farklıdır. Geleceğimiz, Avrupa Birliği ile ilişkilerimize bağlıdır. Bunu, dünyanın en tecrübeli devlet ve politika adamı olan Sayın Süleyman Demirel şöyle ifade ediyor: - Ben, Avrupa projesi ile gelecek nesillere refah vaad etmiyorum. Bugünki nesillere refah vaad ediyorum. Girin Avrupa projesinin içine. Zaten 1923'ten beri bu projenin içindeyiz. Oraya girip de zengin olmayan yok. Girip de fukaralaşan yok. Oraya girip de bölünen yok. Öyleyse biz de girelim. Türk halkı, bunu istiyor. - Avrupa Birliği barış vaad ediyor. Artık Avrupa kıt'asında savaş olmıyacak. Güvenlik vaad ediyor. Her devlet, ve her devlet vatandaşı güvenlik içinde yaşıyacak. Adalet, hürriyet, demokrasi, zenginlik vaad ediyor. - Bunları reddedecek hiçbir toplum yoktur. Bir millet geleceği için ne istiyebilir? Güvenlik, huzur, adalet, hürriyet, zenginlik... Avrupa milletlerine sunulan budur. O halde sür'atle ekonomimizi, hukukumuzu ve hukukun uygulanmasını düzenliyelim. Bunu samimiyetle yapalım. Millî Mücadelemiz'de gösterdiğimiz şahlanan bir irade ile gerçekleştirelim. Kaytarmıyalım ve kıvırtmıyalım. Bugün hiçbir geçerliliği kalmamış, Türk'ün yücelmesine ayak bağı olan, devletimizi köhne ve lâgar, halkımızı yoksul ve dertli duruma düşüren zihniyetten arınalım. Zihinlerimizi ve gönlümüzü arındıralım. Geçmişin tutsağı, tutucu, terakki ve inkılâp felsefesine yabancı, az giden, ama uz bile gidemiyen sistemin, hemen bugünlerde ayılamadığımız takdirde bizi, bütün tarihin en şaşaalı ve ulu bir milletini, üçüncü sınıf toplum hâlinde yaşamaya, küçümsenmeye ve küçük düşürülmeye mahkûm ettiğini artık anlıyalım.