Demokrasi ve savaş

A -
A +

Temenni edilir ki Irak savaşı, demokratik gelişmemize sekte vermesin, bahane oluşturmasın. Savaş zamanıdır diye yeni yasaklar ihdas edilmesin. Endişelerimizin gerçekleşmesine can atanlar var. Statükonun, kurulu düzenin bozulacağından ödleri kopanlar... Hepsi bu düzenin nimetlerinin mübtelâları, tiryakileri değildir. Önemli kısmı, düzen bozulursa devletin zarara uğrayacağına içtenlikle inanan vatanseverlerdir. Gerçekte Devlet, kurum ve kuruluşlarının çağa uymaması dolayısıyla büyük zarar gördü. Bütün reformcular bunu teşhis etmişlerdir. Ancak statükocular, reformcuların ellerini tutmuş, hattâ bağlamışlardır. Sonunda otuz kırk imza ile ancak işlem yapabilen köhne ve lâgar bir mekanizma hâline gelen Devlet, milleti gerilerde bırakmış, perişan duruma getirmiştir. Demokrasi, modern devletin temeli ve çatısıdır. Devletin sahibi bulunan milletin haklarını güvence altına alan en az kusurlu rejimdir. Avrupa Birliği karşıtlarının çoğu gerçekte, Avrupa uygarlığına karşı değillerdir, zaten böyle bir duygu klinik tedaviye ihtiyaç gösterir. Ancak, bu sistemi işleten demokrasiye sınır getirmek isterler. Bize mahsus şartların varlığından bahsederler. Bu millete bu kadar demokrasi yeter, fazlası zararlıdır diyenleri de duyduk. Böylece Türkiye çağa uyum sağlamakta gittikçe gerilere düştü. Şimdi Irak savaşı, korkarım yeni bahanelere zemin hazırlayacaktır. Türkiye, AB üyesi olmaksızın da yaşıyabilir. Ama çağdaş uygarlığı ve bunun temeli olan demokrasiyi benimsemezse, açmazdan açmaza düşer. Yerinde sayar. Çok gerilerde kalır. Türk'ün kaderi bu olamaz. Bu teşhiste ne kadar erken birleşirsek, ufkumuz o derecede açılacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.