Dengeler değişince...

A -
A +

2002 seçim tahminleri, iyi politikacı olmayan etkili kuruluşlar tarafından -nedense- yanlış tahmin edildi. Onlara göre kesin sonuç (Baykal 1. parti ve başbakan, Erdoğan 2. parti ve başbakan yardımcısı) şeklinde olacaktı. Tahmin yapanların zihniyetleri, Erbakan türevi saydıkları bir partinin iktidar oyu almayacağı yanlışına odaklanmıştı. Halbuki Erbakan 1. parti olmamış mı idi? Bu yanlışlık, o zihinlerde tasarlanan dengeyi bozdu. Bu defa yargı yolu ile kendilerince uygun bir denge kurmak istediler. Anayasa Mahkememiz, iki tarafa da (denge budur, çizgiyi aşmayın) kararını bildirdi. Karar, iki tarafı da tatmin etmedi. Bir orgeneral, Harb Akademilerinin yıllık toplantısında Türkiye'ye (AB-ABD stratejik ittifakı)na alternatif (Çin ve Asya devletleri)ni gösterdi. Televizyonda paşanın ağzından dinlediğim zaman irkildiğimi itiraf ederim, tüylerim ürperdi diyebilirim. Biz Türkler, bin yıl iç içe yaşadığımız Çin'den bin yıl önce ayrılıp bugünkü coğrafyamıza geçmemiş miydik? Ayrıca demokrasiden kopup totaliter rejimde vasîlerce mi yönetilecektik? 2002 seçimleri, Üçlü Koalisyon'un Türkiye'yi batırıp iktidarın Amerika tarafından tasfiyesine millî tepki idi. 1. partimize yüzde 1 (bir) oy vererek öfkesinin derecesini belli etti. Daha önce de Çiller hükümeti, korkunç bir krizle halkımıza yoksulluk getirmişti. Her iki ekonomik buhran Türkiye'de yönetim beceriksizliğinden kaynaklanmıştır, evrensel sebepleri yoktu. 2009 krizi evrensel olduğu halde, diğer iki krizdeki çöküş olmadı. AK Parti muhalifleri bunu kabullenmekte zorlansalar da, bu böyledir. Politikada gemisini kurtaran kaptandır. Çiller ve Ecevit kurtaramadılar, Erdoğan kurtarmıştır. Türkiye'nin temel dengelerinden diğer birinin bozulması, mahut 2. tezkerenin reddidir. Pentagon'la Genelkurmay ilk defa karşı karşıya geldi. Temel dengeler değişince, akıl almaz projeler baş gösterir. Kurmay subaylar, bütün devletlerde harb oyunları düzenlerler. Ama medyamızın Balyoz dediği, harb oyunu çizgisini delip geçerek bilim-kurgu fantazyasına dönüştü. 5000 veya 500 sayfa ile, hattâ yazılı belge ile darbe olmaz ama, sevimsiz bir fantezidir. Türk subayının saygınlığına çok dikkat edilerek, böyle fantezilerden vazgeçilmesine yardımcı olalım. Demokrasiyi beceremeyip, Orta Çağ Türkiyesi oluşturmayalım.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.