Dış baskılar yoğunlaştı

A -
A +

Haftaya Almanya seçimleri, gelecek ay Amerika seçimleri... Sonuçlarını bütün dünya merakla bekliyor. Ardından Türkiye seçimleri geliyor. Bizimkini de AB ve ABD dikkatle izleyecek ve değerlendirecektir. Seçimler üzerinde yapılan çekişmeler, bizde sistemin de, demokrasinin de tam oturmadığını açığa vurdu. Kopenhag kriterlerini benimseyip uygulamadıkça, kendi dinamiklerimizle işin içinden çıkamıyacağımız anlaşıldı. Avrupa Birliği ölçütlerine bu kadar mukavemet, Şark kafasının değişmesinin hiç de kolay olmadığındandır. Tepki oylarının egemen olacağı bir seçimin, kusurlarımızı düzeltmek, maddî ve kültürel kalkınmamızı sağlamak için hangi çareleri getireceğini bilmiyoruz. Daha hiç bir parti, kesin ve radikal reform programını açıklamadı. Mutlaka şu veya bu şekilde ve ölçüde bizi etkileyecek Irak savaşı, kapımızı çalmak üzeredir. Kıbrıs üzerinde artık karar verme aşamasındayız. Rusya-Gürcistan anlaşmazlığı bile bize sıçrayabilir. Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz, en nazik safhasındadır. Çocuklarımızın geleceği, bu ilişkilere bağlıdır. Ekonominin uçuruma gittiğini göremeyen 21. dönem partileri, 22. dönemde bütün bu sorunları çözecek ve vatandaşın büyük kayıplarını karşılayacak kapasitede olmalıdır. Maalesef aday listelerimiz, 1999 listelerinden iyi çıkmadı. Hiç bir parti, Türkiye'yi yönetecek güçte bir ekip oluşturamadı. Bu hafta, 3 Kasım seçimlerine muhalefet eden milletvekilleri, teşebbüs ve harekete geçecek. Doğru Yol'da mümkün değilse ANAP'ta birleşip Mesut Yılmaz'ı 1. partinin başı yaparak Devlet Bahçeli'nin olası başbakanlığını önlemek gibi süper planlardan tutunuz, barajı indirmek gibi daha mütevazı projeler yürürlüğe konacaktır. Bu harekete, kendisini liste dışında veya baraj altında hisseden her partiden milletvekilleri katılacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.