Dış politikada Türkiye

A -
A +

Türkiye artık dünya politikasında ve medyasında eskisinden fazla yer alıyor. Referandum sonuçları da ilgi çekti. Türlü çeşitli tahliller, tahminler yapıldı. Genellikle Başbakan Tayyip Erdoğan üzerinde duruluyor. Referandumdan güçlü çıktığı vurgulanıyor. Bu güçle dış politikada bazı ayarlamalar, belki değişiklikler yapabileceği yazılıyor. İran'a daha fazla kayabileceği ihtimali ele alınıyor. Batı bu ihtimal için endişelerini belirtiyor. İran ise atak üzerine atak yapıyor. Vakit kazanmak hedefine dayalı dış politikasında zaman kavramı ile ustaca oynayarak ilerliyor. Azerbaycan'la Ermenistan arasındaki çok büyük anlaşmazlıkta arabuluculuğa soyunuyor. İran, Ermenistan Cumhuriyeti kurulduğundan beri ayakta tutmak için her türlü yardımı yapıyor, kolaylığı gösteriyor. Azerbaycan'ın Ermenistan'la anlaşıp topraklarını işgalden kurtarmasını ne kadar istediği üzerine derin düşünmek gerekir. Zira sorunsuz, petrol zengini bir Azerbaycan, güneyindeki anavatanı asıl Azerbaycan'la ilgilenebilir ki, Tebriz merkezli büyük bir ülkedir. Tahran, Amerika'nın İran Azerilerine alâkasını biliyor. Azerbaycan-Ermenistan barışına aracılık misyonu için Rusya da taliptir. Minsk üçlü maskaralığında ağırlığını vermekten bilhassa çekinen Rusya, kendi başına her zaman desteklediği Ermenistan'a karşı Azerbaycan'ı savunur mu? Başkan Aliyev, bu derece karmaşık bir Kafkasya'da mensup bulunduğu milletin büyük devleti olan Türkiye ile dahi icabında kıvrak politikaya girişiyor. Cumhurbaşkanı Sayın Gül, dışişlerindeki ve daha önceki uzun tecrübesi ile, soğukkanlı, iyi niyetli, güler yüzlü, faal bir dış politika izliyor. Kendisinden önce 7 yıl Çankaya'da bulunan zât, dış ülkelere adım atmaktan çekinmişti. Başbakan Sayın Erdoğan, en az iç konular kadar dış konulara ağırlık veriyor. Vermelidir.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.