Dış politikamız

A -
A +

Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan, çarşamba günü USAK'ta (Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu) "Değişen Dengeler ve Türkiye'nin Artan Önemi" konferansında, konuşmasının son bölümünde dış politikamızı anlattı. İzlediği dış politika ilkelerini dosdoğru söyledi. Bu önemli konuşma, -araya Meclis kavgası manşetlere oturduğu için- medyamızda gereken yankıyı yapmadı. Konuşmanın birkaç çizgisini naklediyorum: Dış politikamızda -doğuya doğru- sapma olduğu ithamını reddetti. Ancak bir zamanlar -Birinci Cihan Savaşı'nın acı hâtıraları sebebiyle- ihmal ettiğimiz Arap âlemine artık gereken önemi verdiğimizi söyledi. Doğrudur. Bir de o zamanlar petrol faktörü bu derece öne çıkmamıştı ve sadece bağımsız 4 Arap devleti vardı (S. Arabistan, Yemen, Irak, Mısır). İsrail'i Gazze (ve Lübnan) taarruzları sebebiyle değil, atom bombası dolayısıyla da eleştirdi. Nükleer enerjinin her devletin hakkı olduğunu, fakat İran'ın atom bombasına karşı bulunduğumuzu ifade etti. Uranyum konusu henüz belirsiz bulunduğu için, İran'ın enerji zenginliğini söylemedi sanıyorum. Türkiye'nin NATO üyesi ve Amerika'nın askerî müttefiki sıfatıyla Batı bloku mensubu mevkiini vurgulamadı. Türk dünyasında Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs'ı ele aldı. Diğer Türk devletlerinden bahsetmedi. 20 yıldır Minsk Grubu'nun (ABD-Fransa-Rusya) havanda su dövdüğünü belirtti. Rusya ile dış ticaret hacmimizi 10 milyardan 30 milyar dolara çıkartmak projemizden bahsetti. Yarım asır gecikmeyle ilk nükleer santral ihalemizi yapacağımızı söylemedi. Çin'in Uygur katliâmının da bahsi geçmedi (geçen hafta Çin'den önemli bir ziyaretçi gelmişti). Afrika, Güney Amerika gibi ihmal ettiğimiz kıt'alardaki teşebbüslerimizi söylemedi. Vakit kısıtlı idi. Filistin meselesinin önemini vurgulayarak, uzun vâdeli olduğunu ima ile yetindi. Vizeleri kaldırmak hamlesini de pas geçti. İki önemli tablo, iktidarla muhalefetin arasının kapatılamaz boyutlarda açıldığını gösterdi, üzüntü verdi, endişelendirdi diyebilirim: Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki çirkin kavga ki, demokratik meclislerdeki mahut kavgaların boyutlarını çok aşmıştı. Ve Strasbourg'da, Avrupa Parlamentosu başkanı seçiminde, parlamento üyesi muhalefet milletvekillerimizin Mevlüt Çavuşoğlu'na oy vermemeleri...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.