Başkan Bush, tıpkı Berlin'de olduğu gibi, Paris'te de binlerce kişinin protestosu ile karşılandı. Halbuki Moskova'da tam bir saygı gördü. Dünya ne kadar değişiyor değil mi? Başkan Putin, resmî görüşmede yanında oturan Bush'un çiklet çiğnemek gibi inanılmaz hareketini bile pas geçti. Neyse taraflar; toplamları Arz üzerindeki bütün canlıları 7 defa yok edecek güçte bulunduğu söylenen köhnelikten paslanmış nükleer silâhlarının bir kısmını imhaya karar verebildiler. Kafkasya'da ve Türkistan'da üs edinmesi için Birleşik Amerika'ya göz yuman Rusya, NATO üyeliğine taliptir. Ve de bizden önce AB üyesi olabilir. Değişim böyle yapılır. Vay miskinlerin hâline!.. Kim derdi ki bendeniz, Ruslar'ın tutumuna imreneceğim. İmrendirenler utansınlar. Devlet Bahçeli, Turan ile ilgilenmeyip Türkeş'i izlememekle suçlanmıştı. Ancak Türkmenistan'a ve Azerbaycan'a gitti. Hoş ve başarılı gidişler oldu. Türkeş'in halefi gibi karşılandı. Şimdi Doğu Türkistan yolundadır. Kâşgar'da, 921 yılında Hanefî-Mâtürîdî İslâm'ı, Türk Devleti'nin tek resmî dini ilân eden ve biz Türkler'i dîn-i mübîne sokan büyük hâkanımız Karahanlı Satık Buğra Han'ın huzuruna çıkacaktır. Dünyayı dolandıkça, Dr. Bahçeli'nin zihnine güşâyiş gelecektir. Bizim aralarına düşmek tehlikesiyle yüz yüze bulunduğumuz 3. Dünya'dan da bir örneği vurgulamak istiyorum: Tunus cumhurbaşkanı dostumuz Zeynülabidîn bin Alî, anayasalarının tam 78 (yetmiş sekiz) maddesini değiştirip 2014 (iki bin on dört) yılına kadar makamında kalmak üzere halk oylamasına gidiyor. Zaten 13 yıldan beri iktidardadır, 13 artı 12 eder 25 yıl... Oruç Reis'lerin, Barbaros'ların, Kılıç-Ali Paşa'ların altın kanlarını dökmeleri sayesinde Katolik Latin Kuzey Afrika olmaktan ve İspanyolca konuşmaktan kurtardığımız sevgili Tunus...