Başbakan Sayın Tayyip Erdoğan, Almanya'dan Fransa'ya geçti. Almanya'da Şansölye Merkel'le ilişkilerimizi ve önemli dünya meselelerini görüştü. Yunanistan da konuşuldu. Başbakan, Almanya başta, Avrupa devletlerini PKK'ya destek vermekle suçladı. Berlin'de de tam manasıyla "Fine Minute/Bir Dakika!" dedi. Sayın Erdoğan artık her ülkede dünya düzeni hakkında söz sahibi çok ağırlıklı bir devlet adamı şeklinde kabûl ediliyor. Böylesine bir atmosferde Berlin'den Kan'a geldi. Kan (Cannes, Fransa'nın Akdeniz sahilinin belki en güzel köşesidir. Sonbaharı da çok letafetlidir. Orada G-20 Zirvesi toplanıyor. G-20, dünyanın en kapsamlı ekonomi kuruluşu, 20 devletten oluşuyor: G-8 denen dünyanın en zengin 8 ülkesi (ABD, Kanada, Japonya, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya)+AB Komisyonu+12 ekonomileri en gelişmiş çizgiye yaklaşan devlet (Türkiye, Suudi Arabistan, Çin, Hindistan, Endonezya, Güney Kore, Avustralya, Güney Afrika, Meksika, Brezilya, Arjantin). Başta Başkan Obama, Şansölye Merkel, Sarkozy, Çin Cumhurbaşkanı, dünya ekonomisine hükmeden bu devletlerin cumhur ve hükûmet başkanları, ne görüşüyorlar? Epey önemli konularda toplu veya ikili üçlü görüşmeler olacak ama, hiç beklenmeyen bir sorun, hepsini gölgeleyecek: Başbakan Papandreu'nun, Avrupa Birliği kararını referanduma götürmesi, referandumda Yunanlılar evet derlerse mesele yok. Hayır çıkarsa AB'nin Yunanistan'ı iflâstan kurtarmak programı kabûl edilmemiş demektir. Zira Yunan halkı 9 yıllık kısıtlamalardan hiç hoşlanmadı. Ama hayır denirse Yunanistan'ın euro bölgesinden, hattâ AB üyeliğinden çıkarılması ile de sonuçlanabilir. Bu arada Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül, bir araya gelmeleri çok zor olan kişileri İstanbul'da topladı. Türkiye'nin Avrupa'daki kadar Asya'da da etkisini gösterdi. Pakistan ve Afganistan cumhurbaşkanları ile Afganistan savaşının sona erdirilmesi imkânları görüşüldü. Sonra İstanbul Konferansı'nda önemli devletlerin yetkilileri bir araya gelip Afganistan'ın NATO kuvvetleri çekildikten sonra yapacakları hususunda konuştular. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, mükemmel koordinasyonu sağladı. Tâlibân denen örgüt, el-Kaaide ile iş birliği yaparak Afganistan'da mutlak iktidarı ele geçirmek için savaşıyor. Savaş bölgesine Pakistan'ın sınır kesimi de dahil. NATO'nun 150 bin askeri var. Bunlar Afgan ve Pakistan kuvvetleri ile iş birliği yapıyor. 100.000'i Amerikan askeri ki Başkan Obama, tamama yakınını çekmek kararı verdi. Ülkede her şey felç olmuş durumda. Avrupa ve Amerika'ya uyuşturucu göndererek geçiniyor. Bu trafik, İran ve Türkiye'den geçerek Avrupa'ya ulaşıyor. Tâlibân, şerîat iddiasındaki silâhlı örgütlerin en bağnazı... Orta Çağ'da asırlarca Türkler'in yönettiği Afganistan'da iç savaşın sona erdirilmesi için Türkiye elinden geleni yapıyor.