Türkiye yarından başlayarak yeni bir disipline girecek. Attığımız her adım, gerek Washington, gerek Avrupa Birliği tarafından dikkatle izlenecek. Çıkardığımız ve çıkaracağımız reform yasalarının uygulanıp uygulanmadığına ve nasıl uygulandığına bakılacak. Bu konuda sicilimiz bozuktur. Epey güzel kanunlar çıkarıp sonra bazılarını ya unutur ya yanlış veya eksik tatbik ederiz. IMF'ye verdiğimiz 18. niyet mektubuna ekli bir formalık İngilizce metnin içeriğine riayet edip etmediğimiz bu defa gerçekten madde madde ve günü gününe gözlem altına alınacak. IMF denen ve çok da makbul sayılmayan milletlerarası kuruluşa 18. başvurumuzdur. Bundan önceki 17 müracaatımızın hiçbirinde, imzaladığımız şartlara uymadık. Bu şöhretimiz iyice değerlendirilecektir. Son 15 yılda Türkiye servetinden 1 trilyon dolar civarında varlık, elimizde olan veya olmayan sebeplerle heba edildi. Bu kadar darbeye maruz kalan ekonomi çöktü. Köhnemiş kurallardan arındırılacak ve çağdaş sisteme geçecek yepyeni bir ekonomi anlayışı ile hayatımıza devam edeceğiz. Nice alışkanlıklarımız sona erecek. Büyük kitleler etkilenebilecek. Ama kısa zamanda iyileşme başlayacak. Gelişme kendini gösterecek. Bunun için siyasî istikrar şarttır. Bugünki koalisyon, hükûmetini küçültür, üyelerini yeniler, ortaklarıyle çekişmez, aymazlık ve sakarlık yapmazsa, 2 yıl daha iktidarda kalır. Muhafazakâr yapıdaki insanımıza ters gelebilecek reformları inançla yürürlüğe koyabilirse, 2 yıl sonra, onarılmış, yaraları sarılmış ve ufku açılmış bir Türkiye, seçime gider. Siyasî istikrar bozulursa senaryolarına gelince, birden fazla ve biri diğerinden beterdir.