Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün Endonezya'yı resmî ziyareti, bu en büyük Müslüman nüfusa sahip devletle ilişkilerimizi tazeledi. Menderes-Sukarno dostluğunun benzerini başlattı. Çeyrek milyar halk, Pakistan ve Bangladeş halkları gibi Türkler'i sevmek istidadı taşır. Ekonomik ilişkiler ise iş adamlarımızın teşebbüslerine açıktır. 16. asrın ikinci yarısında Endonezya'nın bir kısmının Osmanlı cihan devletinin parçası olduğu malûmdur. Bu konuda, Portekiz kaynakları henüz ne Türk, ne yabancı tarihçilerce taranmadığı için, bilgilerimiz yetersizdir. Dîvân-ı Hümâyûn (Osmanlı imparatorluk hükûmeti) kararlarını içeren Mühimme Defterleri'ndeki arşiv malzemesini ise vaktiyle deniz albayı Safvet Bey, Târih-ı Osmânî Encümeni Mecmûası'nda yayınlamıştı (no.10, 11). Kaanûnî Sultan Süleyman, Kuzey Sumatra ve Malezya'ya hâkim Açe Sultanlığına, Lutfi Bey'i elçi gönderip 8 topçu ve birkaç top yollayarak ilişkilere başladı. Müslüman Açe devleti, Hind Okyanusu'nda kanlı bir faaliyet başlatan Portekizliler'e karşı yardım istemişti (çağdaş anlamda tarihin ilk sömürgeci devletleri Portekiz, ardından İspanya olup sonra onları İngiltere, Fransa, Hollanda izlemiştir). OSMANLI'DAN YARDIM İSTEDİLER Açe Sultânı, Halîfe'nin sadık kulu olduğunu, göndereceği alelâde nefere emîr muamelesi yapacağını bildirdi, daha büyük çapta yardım taleb etti. Küçük Osmanlı filoları ile birkaç defa bu yardım gönderildi. Açe, ciddi bir Osmanlı kontenjanına sahib oldu. 1567 Malaka seferinde Açe Sultânı'nın emrinde 400 Osmanlı Levendi (bahriyeli) bulunuyordu (Mendez Pinto, Les Voyages, Paris 1628). Kaanuni daha büyük bir yardımla, Büyük Okyanus'a (Pasifik) ulaşan Osmanlı deniz politikasına destek vermek kararında iken öldü. Fakat hazırlık yapılmıştı. Oğlu İkinci Sultan Selim, bu hazırlığı gerçekleştirdi. Bu sırada Açe tahtında devletin 3. hükümdarı olan Alâüddîn Riâyet Şâh Kahhâr (1537-1568) ölmüş, yerine Hüseyn Şâh (1568-1575) geçmişti (Açe Devleti, 1514'ten 1903'e kadar devam etmiş, bitip tükenmez savaşlardan sonra büyük zayiatla Hollandalılar Açe'ye son verebilmişlerdir). Kaanûnî döneminde Cihan Hâkanı Sultan Süleyman'dan, Asya'nın Türkistan hâkan ve hanlarından başka, Hindistan'ın Gücerat sultanlığı başka, kıt'anın her yerinden yardım taleb ediliyordu. Çoğu yerine getirildi. Yalnız Müslüman devletleri değildi. Biri Bengal'de, biri Seylan'da Hindû dininden iki raca (kral) da yardım istemişlerdi. Nâme ve elçi gönderip, Portekizliler'e karşı askerî ve teknik yardım ihtiyaçlarını, padişahı metbû tanıdıklarını, hattâ İslâm dinine geçeceklerini bildiriyorlardı. Orta Afrika gibi Uzak Doğu coğrafyasında da Osmanlı tüfekleri ve padişah armalı Osmanlı topları görülmeye başladı. Endonezya'ya en büyük Osmanlı yardımı 1568'de gerçekleşti. Kurdoğlu Hızır Reis, 22 parça harb gemisiyle Süveyş limanından hareketle Kızıldeniz'i güneye doğru geçti. Hind Okyanusu'nu batıdan doğuya doğru tamamen geçerek Açe'ye vardı. 5 derece enlemdir. Türk tümamirali, büyük ölçüde teknik malzeme ve yüzlerce gönüllü levend ve topçu askerimizi Açe Sultânına teslim etti. Bu suretle Osmanlı egemenliği Uzak Doğu'ya, Pasifik Okyanusu'na, Güneydoğu Asya'ya, Endonezya'ya, Avustralya kuzeyine dayandı. Kaanûnî devrinde 1538, 1548, 1564'te üç defa Açe'ye 3 ayrı filo gönderdik. Açe Melikliği, Osmanlı'yı metbû tanıdı. Gelen Türkler'e en yüksek makamlar verildi. Donanmanın yönetimi Türkler'e geçti. Bu donanma ile Açe, önemli fetihler yapıp genişledi. Açeli kadınlar, hattâ Açe hanedanı prensesleri ile evlenen Levendler içinde prensliğe yükselenler oldu. Bugün bile birçok Açeli, Türk levendlerinin soyundan geldiklerini söylemektedir. Türk topları ve bayrakları kutsal emanetler hâlinde, son tsunami âfetine kadar muhafaza ediliyordu. Osmanlı yardımı, Endonezya ve Malezya'yı geniş ölçüde Portekizliler'den kurtardı. Öyle ki Portekiz'in elinde ancak Timor adasının yarısı kaldı. Ancak bir müddet sonra Portekizliler'in yerine Hollandalılar, Endonezya adalarına musallat oldular. 1568 Açe seferinin amirali Hızır Reis, 1522 Rodos fethinde Sultan Süleymân'ın makam kadırgasının kapdanı Kurd Reis'in oğludur. Kurd Reis oğluna, arkadaşı -sonradan Barbaros Hayreddin Paşa olan- Hızır Reis'in adını vermiştir. 300 KAHRAMAN TÜRK DENİZCİ Alâeddin Şâh, 300 Türk denizcisi ile büyük fetihler yaptı. Siyam sınırına dayandı. Teşekkür için İstanbul'a 1 milyon altın, ilâveten 4 gemi dolusu karabiber gönderdi. İkinci Selim zamanında Açe'ye giden diğer bir Osmanlı filosunun komutanı Osman Bey adındaki tümamiralimiz, Hind Okyanusu'nu geçerken hastalanıp gemisinde öldü. Osmanlı'nın Açe'ye gönderdiği son ajan, şimdiki bilgilerimize göre, 1898'de İkinci Abdülhamîd'in yolladığı Abdülaziz Efendi'dir. Efendi, Açe'de Türk mezarlığını ziyaret etti, Türkçe'yi unuttuklarını, fakat Türk olduklarını söyleyen pek çok Açeli ile konuştu. ENDONEZYALI TORUNLARDAN OSMANLI ASKERİNE DUA Sumatra hükümdarının yardım talebi üzerine Endonezya'ya giden Osmanlı denizcilerinin büyük bir bölümü geri dönmedi, burada evlendi. Padang kentinde Türk olduğunu ifade eden birçok Endonezyalı, Osmanlı askerlerine ait mezarlıkta dua ediyor, geçmişleriyle iftihar ediyor.