1914'te 1 TL=4.80 dolar idi. Sonraki gelişmeler şöyledir: 1917'de 1 TL=3.70 dolar, 1923'te 1 TL=0.80 dolar, 1925'te 1 dolar 189 kuruş, 1930'da 120 kuruş. Sonra 1 dolar 180 kuruş, devalüe edilip 280 kuruş, sonraki devalüasyonlarda önce 10 TL, sonra 13 TL oldu. Bu devalüasyonlar 1950'de İnönü, 1960'ta Menderes hükûmetlerini yıktı. Dolar 2.1.1994 günü 14.950 TL idi. Bugün 1.250.000 TL civarında dalgalanıyor. Demek dolar, Türk Lirası'na oranla 1914'ten günümüze (6 milyon) misli değer kazandı. 1930'dan bu yana (1 milyon) misli değerlendi. 7 yıl öncesine, 1994 başından bu yana 83 misli arttı. Belli başlı hiçbir devletin parasının -hiç değilse son yarım yüzyıl içinde- bu derecede astronomik değer kaybı olmadı. Başlıca hiçbir devlet çeyrek asır ağır enflasyon yaşamadı. Şimdi önümüze konulan ekonomik program acaba Türkiye'yi gülünç duruma düşüren bu feci tabloyu ortadan kaldıracak mı? Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ele alınan Merkez Bankası yasası, bu facianın sona ermesine yardımcı olacak mı? Türk Lirası'ndan 6 sıfır atmak gerekiyor. Ancak bunun için enflasyonun birli hânelere inmesi, yüzde 10'un altına düşmesi şarttır. TC Merkez Bankası artık yalnız Başbakana ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı sorumlu, fakat bağımsız şekilde çalışacak (zaten Başbakan da TBMM'ye karşı sorumludur.) Gerçi her zaman böyle idi. Ama şimdi özerkliği artıyor. Politik müdahalelere karşı masûn kılınıyor. İnşallah kurumun yönetimine dirayetli olduğu kadar namuslu, bir o kadar bilgili, çalışkan, cesur, tarafsız, vatansever yöneticiler gelir. Milletçe, en büyük banknotumuz 10 milyon liranın 8 dolar düzeyine düşmesi gibi utandırıcı bir zulümden kurtuluruz.