Sona eren haftada, İsrail'in Filistin'e taarruzu ve işgali Dünya gündeminin başında yer aldı. Dün, bağımsız Filistin'in en kalabalık şehri Nâblus'a da İsrail tankları girdi. Beytüllahm'de, Hazret-i İsa'nın doğduğu mahaldeki -en kutsal Hıristiyan mâbedlerinden biri sayılan- Katolik kilisesine sığınan 300 Filistinli, aç ve susuz, yaralı ve uykusuz, fakat İsrail'e göre silâhları yanlarında, kuşatmanın kalkmasını bekliyor. Haçlı seferlerinden bir sayfaya benzeyen bu tablolar, dünyada infial uyandırdı. Birleşik Amerika Dışişleri Bakanı Colin Powel, İsrail'in ve ABD'nin imajının bozulduğunu açıkça söyledi. Bu, Washington'ın İsrail'e dur diyeceğinin işaretidir. Ancak Şaron'un, Amerika'yı dinlememek derecesinde gözü dönmüştür. AB dönem başkanlığını yapan İspanya'nın dış işleri bakanı da Avrupa Birliği adına İsrail'e gidiyor. İsrail'den ateş kesmesini, bu arada Arafat'la görüşmek istiyecektir. Benzeri bir teşebbüsü, iki muhasım tarafı İstanbul'da Çırağan sarayı hümâyûnuna davet ederek, Dışişleri Bakanımız İsmail Cem yapıyor. Boğaz'ın şahane manzarasının barış duygularını coşturacağını ümid ediyor. Buna rağmen, Şaron düşse ve yerine Dışişleri Bakanı Şimon Peres gelse bile İsrail'in Filistin topraklarından çekilmek için zor şartlar ileri süreceği sanılır. Bu şartların müzakeresi de aylarca, belki yıllarca uzayıp gider. Bu arada Afganistan'ın geçici başbakanı Hamid Karzai, Türkiye'den gönderilen özel uçakla Ankara'ya geldi. Türkiye'nin, Afganistan barışı ve bayındırlığı, Afgan devletinin ve ordusunun yeniden kurulması için neler yapabileceği konuşulacak. ISAF komutanlığını, iki tuğgeneralimizle birlikte alması hemen hemen kesinleşen Tümgeneral Zorlu da Kâbil'dedir.