Filistin'de ne olacak?

A -
A +

Filistin sorunu yeni bir döneme girdi. 2000'li yılların yepyeni şartları içinde nasıl bir gelişme göstereceğini şimdiden tahmin etmek kolay değil. Bir haftayı tamamlayan İsrail taarruzundan çıkan sonuç, bağımsız ve sınırları İsrail tasallutundan masûn bir Filistin devletinin oluşmasının belki eskisinden fazla zorlaştığıdır. Bağımsız Filistin devleti için, üye sayısı 20'yi aşan Arap Birliği ve 60'a yakın üyesi bulunan İslâm Konferansı, havanda su döğmüştür. Hiç olmazsa bazı Arap devletlerinin bağımsız Filistin'i geciktirmek istedikleri ortadadır. Türkiye ise, Filistin'i ilk tanıyanlardandır. Ankara'da sonradan büyükelçilik hâline gelen Filistin bürosu açılmasına izin verdiği çeyrek yüzyıldan fazla oldu. Arap Birliği ve İran gibi devletler, Bosna-Hersek ve Azerbaycan trajedilerine, Kıbrıs sorununa, Türk cumhuriyetlerinin istiklâl kazanmalarına gerçek ağırlıklarını koymadılar. Filistin için de aynı şey söylenebilir. Sonunda Filistin meselesi, Birleşik Amerika'nın eline bırakıldı. Clinton'ın, Yahudi etkisinin olağanüstü ağır bulunduğu bir devletin başı olarak samimi ilgi gösterdiği inkâr edilemez. Başkanlığını, İsrail barışı ile kapatmak istiyordu. Yerine gelen Cumhuriyetçiler'in, Demokratlar derecesinde İsrail'i baskıya alacakları beklenmiyordu. Öyle oldu. Bugün Filistin meselesinde Arafat devrinin kapanıp kapanmadığı meçhuldür. Her iki tarafta da tansiyonu düşürebilmek, en âcil sorundur. Ancak iki taraf da bilenmiş durumdadır. İsrail'in hoyratça işgal ettiği topraklardan hemen çekilmesi gerekiyor. Tel Aviv'de ise böyle bir niyetin zerresi görülmüyor. İsrail, şehir şehir, hane hane, Filistin'de terörist avına çıkmıştır. Gerçekte, Filistinliler'i korkutmak istediği açıktır. Halbuki korkan bir toplum, sert reaksiyon verecektir. İsrail'in Filistin nüfusunu hazmedebilmesi imkânsız bulunduğuna göre, mümkün olduğu sayıda Arap'ı, yerlerinden oynatmak istediği âşikârdır. Zaten İsrail-Filistin dışında 4 milyon Filistinli yaşıyor ki bunun iki buçuk milyonu Ürdün'dedir. ABD, maruz kaldığı 11 Eylûl alçaklığının öcünü almış değildir. Eylemi gerçeleştirdiği söylenen Bin Lâdin'in adı bile gündemden düştü. Bana göre 11 Eylûl furyasından asıl faydalanmak isteyen İsrail'dir. Azılı bir müfriti iktidara getirdi. Sonra bir ılımlıya iktidar vererek, daha iyi şartlar sağlıyacaktır.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.