Gelişmişliğin neresindeyiz?

A -
A +

Avrupa Birliği ölçütlerine (kriterlerine) ulaşamazsak, Türkiye'yi zor, epey zor, çok zor günler bekliyor. Bulgaristan pasaportlu bir Türk, bugün vizesiz bütün Avrupa ülkelerine girebiliyor. Türk pasaportuna vize istemeyen ülke ise yoktur. Zengin devletlerin, yoksullara karşı sergiledikleri bütün çifte standartlara muhatab olacağız. Zaten olmaya başladık. Avrupalı dozu o kadar kaçıracaktır ki, Türkiye'de, birçok Müslüman memleketlerdeki gibi Batı düşmanlığı başlıyacaktır. Üzerinde -bizden çok akıllı olduklarına hiç şüphe bulunmayan- atalarımızın sayesinde oturduğumuz şahane coğrafyada bizi rahatsız etmek için, her türlü maskaralık yapılacak, gelişmemize engel üzerine engel konacaktır. Ankara politikası mecburen Washington'a kayacaktır. Washington'a dengesiz ölçüde kayış, önemli sakıncalara zemin hazırlar. Ve biz Türkler, Avrupalı bir milletiz. Amerikalı değiliz. Türk sermayesini dışarıya kaçıran, Türkiye'ye gelecek yatırımcıyı bin pişman eden bir sistem, ne mene bir şeydir? Hiçbir makam, imza yetkisinden vazgeçmek istemiyor. Hepsi rüşvet mi bekliyor? Şüphesiz hayır! Ama imzasının fiyakasını bırakamıyor, belki bırakmayı geleneğe ihanet sayıyor. Ve şüphesiz, imza yetkisi kalkan memur, işinin biteceğinden korkuyor. Geçmişinde demokrasinin ve liberal ekonominin zerresini yaşamamış nice ülke, birkaç yıl içinde güneşte yerini aldı veya almak üzere sıraya girdi. Biz, Türkiye ve Türk milleti olarak, gelişmişliğin neresindeyiz? Her etkili kişi ve kuruluş, kendine gelmeli, aklını başına toplamalı, küflenmiş ve kof peşin hükümlerden arınmalıdır. Türk'ün onuru ve geleceği söz konusudur.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.