Hâl-i Pür-Melâlimiz

A -
A +

Birkaç gün önce Ankara'yı ziyaret eden Belçika Dışişleri Bakanı Louis Michel, evvelki gün Brüksel'de beyanat patlattı: Türkiye henüz Kopenhag kriterlerini yerine getirmediği için üyelik müzakerelerine başlıyamayız dedi. Telekom olayından on defa daha önemli bu beyan, basınımızda iç sayfalarda yer aldı. Zira Türkiye ufkunu kaybetmiştir. İleriye bakma bir yana, önünü görememektedir. Gününü kurtarmaya uğraşıyor. Yarına Allah kerimdir! Belçika Dışişleri Bakanı, AB dönem başkanıdır. Acaba Avrupa Birliğinden sorumlu başbakan yardımcımız Mesut Yılmaz, geçtik Birlik'ten, Avrupa'nın neresinde bulunduğumuzu açıklayacak mıdır? Yoksa Türkiye Cumhuriyeti'ne -muâsır medeniyeti pas geçerek- tam çeyrek asır kaybettiren Onlar Ortak, Biz Pazar zihniyeti hâlâ egemenliğini sürdürüyor mu? Bizim de kurucu ortağı bulunduğumuz IMF'yi seven dünyada tek ülke yoktur. Üstelik muhtaç ülkelerde doğru politika izlediği münakaşa konusudur. En büyük ortağı ve gerçekte patronu ABD bile IMF hakkında aynı kanaattedir. Ancak gafil iktidarlar, Türkiye'yi bir defa daha bu kuruluşa muhtaç etti. Müzakereler yapıldı, imzalar atıldı. Attığımız imzalara sadık kalmalıyız. Aksi takdirde Batı'da bir kurum aklına eserek söz verip imza da attıktan sonra kıvırtıp uygulamayan ülkeler listesi yaparsa, ilk sırayı kapmamız işten değildir! Bir buçuk milyar dolar uğruna on gün politik ve ekonomik hayatımız kilitlendi. Dolar fırladı. Milyarlarca dolar daha yoksullaştık. Ve 5 bankayı daha Sigorta Fonu'na alarak devletleştirdik. 3 milyar dolar da buradan borçlandık. Sahi batık bankalardan bugüne kadar kaç milyar dolar istirdad edebildik? Bol bol kelepçe. Sorgulama, yargılama, mapusane görüntüsü izledik de, böyle bir rakam söyliyeni hiç işitmedik!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.