Majesteleri'nin başbakanı Tony Blair, Avam Kamarası'ndaki milletvekillerine teker teker 55 sayfalık haritalı bir istihbarat raporu dağıttı ki, evlere şenlik... Doğrusu tüylerimiz ürperdi. Rapora göre Saddam Hüseyin, füzelerini geliştirmiş. İsrail, Kıbrıs, Türkiye, Yunanistan, İran, Kafkasya ve Körfez ülkelerini vurabilecek, uzun menzilli, 45 dakikada ateşlenebilir füzeleri varmış. Bunlara istediği çeşitten kitle imha silâhları takabiliyormuş. Nükleer bomba yapmasına ise 12 ilâ 24 ay kalmış. Bağdad bu raporun hayal mahsulü olduğunu söyledi. Ama daha önemlisi İngiltere ana muhalefet partisi, Muhafazakârlar, palavra olarak değerlendirdi. Palavra mıdır, değil midir, o kadar ehemmiyetli değil. Ama İngiltere'nin, Irak harekâtında ABD'nin yanında yer alacağını gösteriyor. Türkiye ise, direniyor. Evvelsi gün Varşova'da yapılan NATO savunma bakanları toplantısında, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld, Millî Savunma Bakanımız Sabahattin Çakmakoğlu ile görüştü. Rumsfeld'in ne söylediği ve istediği, Çakmakoğlu'nun ise sakıncaları sayıp döktüğü âşikârdır. Amerika niçin bu derecede kararlı? Irak'la savaşı, terörle cihanşümul mücadelesinin vaz geçilmez bir safhası kabûl ediyor. Afganistan gibi Irak'ta da Pax Americana'yı kurduktan sonra, terörist saydığı diğer ülkelere atlıyacak. Ekim seçimleri, Başkan Bush'u kararında etkilemiyecek. Birleşmiş Milletler'i ve Avrupa Birliği'ni, Rusya ile Çin'i de pas geçecek gibi görünüyor. Her birini yumuşatmak için elinden geleni yapıyor. Washington, Dünya enerji kaynaklarının dağıtımında mutlaka direksiyonda bulunmak istiyor. Irak, bu politikasının bir parçasını teşkil ediyor. Bu hususu da gözden kaçırmamak gerekiyor.